PVSK DURDURMA VE ARAMA

Ceza yargılamasında ele alınan ceza soruşturma ve kovuşturma evrelerini ilgilendiren arama türü Adli Aramadır.

Arama kararı
Madde 119 – (1) (Değişik : 25/5/2005 – 5353/15 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar. (ANYS MD.20/2)

Kolluk görevlilerinin hangi şartlarda kişileri durdurabileceği ve üzerlerini ya da içinde bulundukları araçları nasıl ve şartlarda arayabilecekleri CMK madde 116 119 ve PVSK da gösterilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610 - 2014/512, 2013/841 - 2014/513 ve 2014/166 - 514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilerek; Oluş ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanıkların kimlik ve araç plaka bilgilerini içeren istihbari bilgi üzerine önce bir süre takip edilip sonrasında durdurulup emniyet müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğüne çekilen araçta bulunan sanıkların üzerlerinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, olay tutanağı içeriğine göre önleme araması kararına dayanarak araçta yapılan aramada ise aracın benzin kapağının arkasına gizlenmiş vaziyette uyuşturucu maddelerin ele geçtiğinin anlaşılması karşısında; arama yapılmadan önce CMK’nın 116, 117 ve 119. maddesine uygun şekilde “adli arama kararı” veya “yazılı adli arama emri” alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2019/6548 Karar Numarası: 2020/4141 Karar Tarihi: 09.07.2020
Oluş ve dosya içeriğine göre, ... Gıda isimli bakkalda ihbar üzerine önleme araması kararına dayanarak yapılan aramada sanığın üzerinde ve tezgah altında uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, iş yerinde arama yapılabilmesi için CMK'nın 119. maddesi uyarınca hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri alınması gerektiğinden CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırıYARGITAY 20. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2019/6625 Karar Numarası: 2020/2711 Karar Tarihi: 10.06.2020

Bir kimsenin üstü eşyası aracı hukuka aykırı ve kanuna aykırı olarak aranamaz .Bu şekilde arama yapılırsa yapılan arama işlemi hukuka aykırı olacağı için elde edilen deliller de aleyhe kullanılamayacaktır. Kamu alanındaki kişilerin üstü ya da eşyası da ancak adli arama kararına dayanılarak aranılabilir. Arama koruma tedbiri bakımından ayrıcalıklı kişiler de bulunmaktadır .

  • Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır. (ANY madde 83/2)
  • Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.(Avukatlık K madde 58/1)

Polis kişileri kanunun vermiş olduğu yetkiye dayanarak durdurmaktadır ancak bu durdurma eylemi keyfi olamaz. Netice durdurulan kişinin seyahat özgürlüğüne karşı kamu görevlisi tarafından bir müdahalede bulunulmuştur.

17.11.2014 ve 08.12.2014 tarihlerinde yapılan ihbarlar üzerine görevlilerin ihbarı yapan tanık .... ile 20.02.2015 tarihinde gerçekleştirdikleri görüşmede, adı geçenin, oğlu tanık.....'un arkadaşları olan sanıklar....ve ....'ın evine gelerek uyuşturucu madde sattıklarını, sanıkların evine gelmeleri hâlinde görevlileri arayarak bilgi verip yakalanmaları için yardımcı olacağını söylediği, görevlilerin kendisine irtibat için telefon numarası verdikleri, aynı gün saat 18.45 sıralarında tanık ....'in görevlileri arayarak o an evinde olan sanıklar....ve ....'ın uyuşturucu madde sattıklarını, gelmeleri hâlinde kapıyı görevlilere açacağını, ikametinde arama yapılmasına....göstereceğini ifade ettiği, konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi veren görevlilerin “İkamet sahibinin....göstermesi halinde arama kararına gerek olmadığı,....doğrultusunda ikamete girilerek şahısların yakalanması ve netice hakkında bilgi verilmesi” şeklinde talimat almaları üzerine tanık ....'in ikametine gidip, adı geçenin rızası ile evin içerisine girerek salon kısmında bulunan sanıklar....ve ....'ın üzerlerinde yaptıkları aramada suç konusu uyuşturucu maddeleri ele geçirdikleri olayda, gerek olay tutanağı gerekse sanıklar....ve ...., tanıklar...., .... ve .... ile tutanak düzenleyicisi tanıkların beyanlarından arama işlemlerinin evin içerisinde gerçekleştirildiği anlaşılmış olup bu konuda dosya kapsamı itibarıyla herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Anayasanın "Temel Haklar ve Ödevleri" kısmında yer verilen "Özel hayatın gizliliği" ve "Konut dokunulmazlığı hakkı" dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez, kişiliğe bağlı temel haklarındandır. Anayasanın 13, 20 ve 21. maddelerinde bu hakların hangi hâllerde ve nasıl sınırlanabileceği belirtilirken, anılan hakların "vazgeçilmez" niteliği nedeniyle sınırlama usulleri içinde "ilgilinin rızası” ibaresine yer verilmemiş, bu haklara müdahalenin ancak kanun ile öngörülmesi zorunlu kılınmıştır. Bu haklardan tümüyle vazgeçilmesi anlamına gelen "rıza" müessesesinin, hakların ihlalini kolaylaştıracağı ve Anayasa ile getirilen korumayı işlevsiz kılacağı açıktır. Gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde gerekse Anayasanın ilgili maddelerinde ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda, özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı hakkı ile kamu güvenliği arasında bir denge kurulmaya çalışılırken, birey ile kolluk arasındaki güç dengesizliğinin ilgilinin rızasını sakatlayabileceği endişesiyle, bu hakların, mümkün olduğunca yargı yerlerince verilen kararlarla sınırlanması esası benimsenmiştir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında bu haklara yapılacak müdahalelerin sadece kanunla düzenlenmesi yeterli görülmeyerek hangi amaç için olursa olsun Sözleşme maddelerinde yer alan haklara kanun ile getirilen müdahalenin demokratik bir toplumun gereklerine uygun olması ve kamu otoritesine tanınan müdahale hakkının kötüye kullanılmasının da güvence altına alınması gerekliliğine işaret edilmiştir. Adli arama, 5271 sayılı CMK'da 116 ve 119. maddeleri arasında düzenlenmiştir. CMK'nın 119. maddesine göre ancak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile konutta arama yapılması mümkündür. Konutta....ile arama yapılabileceğine ilişkin hukukumuzda herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.....ile arama yapılabileceğine ilişkin olup Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 8. maddesinin (f) bendinde yer alan "ilgilinin rızası ile" ibaresi de Danıştay Onuncu Dairesince 13.03.2007 tarihli ve 6392-948 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 14.09.2012 tarih ve 2257-1117 sayı ile daire kararın onanmasına karar verilmiştir. Bu açıklamalara göre; somut olayda, suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi amacıyla konutta yapılacak aramaya ilişkin verilen rızanın geçerliliği olmayıp kanuni bir karşılığının bulunmadığı, suçlama ve arama işlemi ile ilgisi bulunmayan ihbarcı konumundaki tanık ....'in konutunda arama yapılmasına....göstermesinin, konutta bulunan sanıkların üzerlerinde ve eşyasında arama yapılabileceği anlamına gelmeyeceği, bu bağlamda rızanın, konutta ve burada bulunan kişilere ilişkin gerçekleştirilecek arama işlemi için hâkimden karar veya Cumhuriyet savcısından yazılı emir alınması zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve yapılan bu işlemlere hukuki geçerlilik kazandırmayacağı da açıktır. Dolayısıyla tanık ....'in ikametinde ve burada bulunan sanıkların üzerinde arama yapılabilmesi için CMK'nın 116-119. maddeleri uyarınca alınmış bir adli arama kararı ya da yazılı arama emrinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2016/851 Karar Numarası: 2018/619 Karar Tarihi: 06.12.2018

Yukarıdaki yargıtay ceza genel kurulunun kararından da anlaşılacağı üzere adli arama yapılabilmesi için ANAYASA MADDE 20 VE CMK 116 VE 119 maddelerinden de anlaşılacağı üzere kişilerinin arama işlemine rıza göstermelerinin hiçbir önemi olmaksızın arama yapılabilmesi için yetkili mercilerden tarafından verilmiş bir Adli Arama kararı alınması zorunludur. Arama kararında da insan onuruna saygı esastır erkeği erkek kamu görevlisi kadını kadın kamu görevlisi aramalıdır.