İFADE ALMA , GÖZALTI , YAKALAMA

Ceza muhakemesinde ifade , kolluk ya da savcılık tarafından suç şüphesi altındaki şüphelinin beyanlarının tutanağa bağlanması işlemdir. İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini, ifade eder. ( CMK md. 2/g) . Uygulamada genellikle sıklıkla şüphelinin kolluktaki ya da savcılıktaki ifadesi görülmektedir. Şüpheli ya da sanığın susma hakkı bulunmaktadır yani şüpheli ya da sanık kimlik bilgileri dışında herhangi bir konuda konuşmak zorunda değildirler .

Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:

e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir. ( CMK md. 147/1-f)

Şüpheliye ya da sanığa kendisine isnad edilen suç açıklandıktan kanuni hakları hatırlatılır ve dilerse susma hakkını kullanabileceği anlatılır. Suç ithamı altındaki kişi hiçbir şekilde açıklama yapmak zorunda değildir. Sadece kimlik bilgilerine ilişkin bilgileri doğru bir şekilde anlatmakla yükümlüdür.

KABAHATLER KANUNU MADDE 40

Kimliği bildirmeme
Madde 40- (1) Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu
görevli tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar
edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.
(3) Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya tutuklanma haline derhal son verilir.

Kolluk görevlileri bir kimseye kimliğini ibraz etmesini istediği zaman kimliğin gösterilmesi zorunludur.

Polis, görevini yerine getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, kişilere kimliğini sorabilir. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda
gerekli kolaylık gösterilir. Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usûlü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır. ( PVSK MD. 4/A)

Soruşturma evresinde şüphelinin ifade alma işlemi kolluk ya da savcılık tarafından yerine getirilir. Ancak şüpheli sorulan sorulara cevap vermek ya da herhangi bir açıklamada bulunmak zorunda değildir. Bir kimsenin ifadesi alınacak ise uygulanacak husus bellidir. Buna göre ;

CMK madde 145/1 ; İfade veya sorgu için çağrı , İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.

Bu hususa göre CMK md. 145 uyarınca ifadesi alınmak istenen kişi öncelikle davetiye ile çağrılır eğer gelmezse hakkında zorla getirme verilir. Bu durumda yol süresi hariç olmak üzere 24 saat içinde ilgili kişinin hakim ya da savcılık önünde ifadesi alınır. Eğer isterse şüpheli ya da sanığa bir müdafi de tayin edilir.

Yakalama koruma tedbiri CMK md. 90 da yer alırken yakalamanın nedenleri CMK md. 98 de yer almaktadır.

Madde 98 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/10 md.) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi
üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.

Yakalama kararının soruşturma evresinde verilebilmesi için şüpheliye çağrı yapılamamalı çağrı yapılabilse bile şüpheli gelmemeli ve savcılık tarafından sulh ceza hakimliğinden yakalama kararı çıkarılması istenmelidir.

Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını, ifade eder. (YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ MD.4)

Bu kuraldan da anlaşılacağı üzere suç işlediğine yönelik hakkında delil olan kimse gözaltına alınmadan önce hakkında yakalama koruma tedbiri uygulanır. Yakalama olmadan gözaltı tedbirinin uygulanması mümkün değildir. Yakalama işleminin uygulanması için de şüpheli hakkında Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmemesi veya çağrı yapılamaması üzerine şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir. Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler. Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re’sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir. ( CMK md. 98/1 98/2 98/3 )

Yakalanan kişi, Cumhuriyet savcısının emri ile serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır. (YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ m.6)

Gözaltına alma: Kanunun verdiği yetkiye göre, yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını, ifade eder. (YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ MD.4)


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalanan kişi Cumhuriyet savcısı tarafından bırakılması emredilmezse, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır. (YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ MD.13)

Buradan da anlaşılacağı üzere savcılık makamının yakalanan kişinin bırakılmasını emretmemesinin neticesi yakalanan kişinin gözaltına alınmasıdır. Burada kanun savcıya bir takdir hakkı vermeyip emredici bir kural koymuştur.

Gözaltı işlemi işin şüphelinin yakalanması şarttır. Zira CMK md. 90/1 ilk cümle şu şekildedir ; Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Gözaltı işlemine yakalan kişi maruz kalır.

Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.( CMK md.90/2)

CMK madde 91/2 den de anlaşılacağı üzere gözaltı işlemi için ilk şart zorunluluk ikinci şart ise somut delillerin varlığıdır. Zaten ceza hukukunda delil olmadan bir koruma tedbirinin uygulanması temel hak ve hürriyetlere ve Anayasanın 19. maddesine açıkça aykırıdır.

Yakalanan kişi, gözaltına alınmasını gerektirecek bir nedenin tespit edilememesi veya yakalama sebebinin ortadan kalkması hâlinde Cumhuriyet savcısının emri ile kolluk kuvvetince derhâl salıverilir. (YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ madde 17)

Yakalama emri ve nedenleri
Madde 98 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/10 md.) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi
üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.
(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet
savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler
. ( CMK madde 98 )

Gözaltı süre 24 saattir ancak yol süresi ile ilgili zorunlu olarak 12 saat daha uzatılabilir. Bu süreler bittikten sonra kişi ya da serbest bırakılır ya da sulh ceza hakimliğine tutuklama ya da adli kontrol ile sevk edilip sorgusu yapılır. Toplu işlenen suçlarda gözaltı süresi maksimum 4 gün olup söz konusu süre bittikten sonra şüpheliler ya serbest bırakılır ya da sulh ceza hakimliğine sevk edilip sorgusu yapılır. Sorguda müdafi de hazır bulunur. ( CMK md. 91/7) . Bu durum zorunlu müdafi hallerinden birisidir. Yakalama işlemi yapıldıktan sonra 24 saat içinde kişinin sorgusunun ya da ifade alma işleminin yapılması zorunludur.

Bir diğer koruma tedbiri de cmk madde 146 da yer alan Zorla Getirmedir.


Madde 146 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.( CMK md. 146/1)

Sadece şüpheli ya da sanık değil mağdur müşteki katılan tanık bilirkişi hakkında da zorla getirme kararı verilebilir. Zorla getirme tedbirine genellikle çağrıldığı halde gelmeyen kişi hakkında başvurulur. Buradan dan anlaşılacağa üzere zorla getirme için çağrıya rağmen kişinin gelmemesi gerekmektedir. CMK madde 100 de yer alan tutuklama tedbirinin uygulanma şartları mevcut ise gözaltı yakalama zorla getirme koruma tedbirlerine evleviyetle başvurulabilir.