TEMYİZ HAKKI

Ceza muhakemesi kanunda temyiz CMK madde 286 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Buna göre ;

(2) Ancak;
a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)122 Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,
Temyiz edilemez.

Burada bizim için önemli olan CMK md.286/2-a ve CMK md.286/2-b dir

İlk derece mahkemesi tarafından sanığa 5 yıl veya daha az hapis cezası verilirse ya da ilk derece mahkemesi tarafından verilen 5 yıl ya da daha az hapis cezası kararı BAM Ceza Dairesi tarafından arttırılmazsa Temyiz hakkı kalmamış olacaktır. Bunun istisnası CMK madde 286/3’tür .

Asliye Ceza Mahkemesinin ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma ilamının görevsizlik kararı vasfında olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek uyuşmazlığın çözümü için dava dosyası Yargıtay'a gönderilmiş ise de, hukuki manada bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnme hükmü niteliğinde olduğu, ceza yargılamasında kıyas mümkün ise de, mer'i kanunlarda ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi arasında görev ihtilafı çıkabilecek bir hususun bulunmadığı, kaldı ki CMK'nın "Direnme yasağı" başlıklı 284. maddesi uyarınca, itiraz ve temyize ilişkin hükümler saklı kalmak üzere bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemeyeceği; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemeyeceği, bu itibarla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma ilamının kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğu YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2017/1553 Karar Numarası: 2017/2044 Karar Tarihi: 10.05.2017

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi;

a-) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b-) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c-) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d-) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2014/738 Karar Numarası: 2016/149 Karar Tarihi: 29.03.2016

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairece ilk hüküm; "Sanıkta ele geçen bıçağın 19.3.2010 tarihli ekspertiz raporu ile 6136 Sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında yasak nitelikte olmadığının belirlenmesi ve oluşa göre de sanığın söz konusu bıçağı sırf saldırı amacı ile taşıdığının kanıtlanamaması dikkate alınarak atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," isabetsizli- ğinden bozulmasından sonra, yerel mahkemece suça konu bıçağın niteliği ile ilgili Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp "sanığın 13.3.2010 tarihinde şüphe üzerine durdurulduğu yapılan üst araması sonucunda özellikleri Adli Tıp Kurumu raporunda açıklanan bıçağın ele geçirildiği, bu bıçağın 6136 Sayılı Kanun'un 4. maddesinde kalan yasak nitelikteki bıçaklardan olduğu, taşıdığı bıçak 6136 Sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında kalan, bu sebeple taşınması ve bulundurulması yasak nitelikte bıçağı taşıyan sanığın, bu bıçağı taşıma amacının ne olduğunun üzerine atılı suçun unsurları bakımından sonuca etkili olmayacağı, bu sebeple mahkûmiyetinin gerektiği kanaatine varılmış, sanığın beraati gerektiğine dair Yargıtay bozma ilamı yerinde görülmemiş, sanığın eylemine uyan 6136 Sayılı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir." şeklindeki yeni ve değişik gerekçe ile önceki hükümden farklı yeni bir hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, bozma sonrasında toplanan yeni delillere dayanmak suretiyle verilmiş yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir. YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2014/738 Karar Numarası: 2016/149 Karar Tarihi: 29.03.2016

Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin vermiş olduğu karar ya Temyiz kanun yoluna tabi olacaktır ya da olmayacaktır. Kararının temyiz tabi yoluna tabi olmaması BAM Ceza Dairesinin Kararı neticesinde meydana gelmesi hukuka aykırı olacaktır.

Özel Dairece ilk hüküm; "işsiz ve aylık geliri olmadığı iddia edilen sanığın ekonomik ve sosyal durumu gerçeği ortaya koyacak biçimde somutlaştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuş, mahalli mahkemece ise; "sanığın ekonomik ve sosyal durumunun temel cezanın belirlenmesinde etkili olamayacağı, imar kirliliğine neden olmak suçunu işlediği taşınmazın dubleks daire olduğu, bir an için ekonomik ve sosyal durumunun etkili olacağı nazara alınsa bile yoksul sayılmayacağı ve mahkememizin ilk kararının yerinde olduğu, ayrıca savunmasında 'inşaat yapmak yasak mıdır, herkes yapıyor, ben de yaptım' demek sureti ile yoğun bir kasıt ile hareket ettiği ve suçun işleniş biçimi, suçun işlenilmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, zarar ve tehlikenin ağırlığı, kastın ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki gibi hususlar nazara alınarak iki sınır arasındaki temel cezanın takdiren ve teşdiden tayini cihetine gidildiği" şeklinde, önceki hükümde yer verilmeyen ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuştur. Bu itibarla, mahalli mahkemenin son kararı, direnme niteliğinde bulunmayıp, bozma ilamında tartışılması gerektiği belirtilen hususlar tartışıldıktan sonra "eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hüküm" olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2014/140 Karar Numarası: 2015/179 Karar Tarihi: 02.06.2015
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR VE HÜKÜMLERİNE KARŞI DİRENİLEMEYECEĞİ Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin, Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemelerince Verilen ve Kesin Olmayan Hüküm ve Kararlara Karşı Yapılacak Başvuruları İnceleyip Karara Bağlamak İle Görevli Olduğu - Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin Bozma Dışında Kalan Hükümlerinin Temyiz Edilebileceği - Görevsizlik Kararı Verilerek Uyuşmazlığın Çözümü İçin Dava Dosyası Yargıtay'a Gönderilmiş İse De, Hukuki Manada Bu Kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin Bozma Kararına Karşı Direnme Hükmü Niteliğinde Olduğu - İtiraz ve Temyize İlişkin Hükümler Saklı Kalmak Üzere Bölge Adliye Mahkemesi Karar ve Hükümlerine Karşı Direnilemeyeceği; Bunlara Karşı Herhangi Bir Kanun Yoluna Gidilemeyeceği  Özeti: Asliye Ceza Mahkemesinin ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma ilamının görevsizlik kararı vasfında olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek uyuşmazlığın çözümü için dava dosyası Yargıtay'a gönderilmiş ise de, hukuki manada bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma kararına karşı direnme hükmü niteliğinde olduğu, ceza yargılamasında kıyas mümkün ise de, mer'i kanunlarda ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi arasında görev ihtilafı çıkabilecek bir hususun bulunmadığı, kaldı ki CMK'nın "Direnme yasağı" başlıklı 284. maddesi uyarınca, itiraz ve temyize ilişkin hükümler saklı kalmak üzere bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemeyeceği; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemeyeceği, bu itibarla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma ilamının kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğu hk. YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2017/1553 Karar Numarası: 2017/2044 Karar Tarihi: 10.05.2017

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin verebileceği kararlar CMK madde 280’de yazılmıştır.

CMK madde 280/2 uyarınca

Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar.

CMK madde 280/2 uyarınca BAM ceza dairesinin yeniden bir hüküm kurabilmesi için DURUŞMA AÇMASI zorunludur. CMK madde 280/2 de de görüleceği üzere kanun cümlesi Duruşma sonunda , diye başlamaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesinin hükmünü kaldırarak yeni hüküm tesis edebilmesi için duruşma açması zorunludur. Ayrıca duruşma açılabilmesi için CMK madde 280/1-g bendi uyarınca a b c d e f bentleri dışında bir halin olması gerekmektedir.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 gün, 2015/51 Esas ve 2018/584 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanık ... savunmanının, CMK 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurması üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu verilen 26.03.2019 gün, 2019/455 Esas ve 2019/593 sayılı kararına karşı, sanık savunmanınca usulüne uygun olarak açılan temyiz davası üzerine, temyiz dilekçesinde hukuka aykırı olduğu ileri sürülen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular CMK'nin 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü;Duruşma, kovuşturma safhasında en çok faaliyet gerektiren ve son karar üzerinde müessir olan bir devre olduğundan, kovuşturma denilince çok defa akla duruşma gelir. Duruşma kendinden sonra gelen sonuç devresine geçmeyi mümkün kılmaktadır. Duruşmanın gayesine erişmek için yapılan faaliyetler onun görevini meydana getirir. Duruşma hükmün açıklanmasıyla sona erer. Duruşmada sözlülük, açıklık, bağlılık, yüze karşılık, vasıtasızlık ve kesintisizlik vardır. Her yargılama faaliyetinde mecburilik ve devamlılık bulunmaktadır. Sanığın duruşmada bulunması yüze karşılık özelliğinin olduğu kadar, müdafaa hakkının bir sonucudur. Sanık gelmemiş ise, duruşma yapılmaz. Bunun içindir ki sanığın gıyabında duruşma yapılabilmesi hali bir istisnayı oluşturur. Duruşma; sanık gibi suçtan zarar gören ve/veya mağdura haber verilir. Duruşmanın kesintisiz olması gerekir. Duruşmanın kesintisizliği; duruşmanın aynı mahkemede sona ermesi olup, bu yönde bir yetkisizlik çıkarsa işin yetkili mahkemeye gönderilmesi gerekir. Bu takdirde orada, yeni ve kesintisiz bir duruşma başlayacaktır. Bu yeni duruşmada her işlemin tekrarlanması gerekmeyebilir. Zorunluluktan kabul edilebilecek istisnalar hiçbir zaman mahkemenin tez, antitez hep birlikte karşılandırılıp senteze varış demek olan kollektifliği ile çelişemez. Yani diyalektiğe dokunulmamalıdır. Aksi halde yapılana, ne duruşma ne de muhakeme denilebilir. Hal böyle olunca Yeniden duruşma açılmasına karar verildiğinde sanık, suçtan zarar gören ve/veya mağdur veya davaya katılana usulünce duruşma günü bildirilip, yetkili-görevli mahkemede, sözlülük, kesintisizlik, açıklık, bağlılık, vasıtasızlık kurallarına göre muhakeme faaliyetine sanığın sorgusu ile başlanıp, duruşma diyalektiğine yer verilerek yürütülmesi zorunlu olduğu bir muhakkaktır. YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2019/1914 Karar Numarası: 2019/4504 Karar Tarihi: 26.09.2019