ŞÜPHELİ VE SANIĞIN SUSMA HAKKI

Susma hakkı Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanununda açıklanmıştır. Buna göre ;

Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. (Anys. md.38/5)

İfade ve sorgunun tarzı
Madde 147 – (1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:

e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.

  • Şüpheli ya da sanık herhangi durumda herhangi bir şekilde ifade vermek kendisine itham edilen suçlara ilişkin açıklama yapmak ya da kendisini ya da başkalarının suçlayan beyanlarda bulunmak zorunda değildir. Sanık aşamalarda tutarlı ve samimi görülen savunmasında, “müteahhitliğini yaptığı Kastellı inşaata ait binanın inşaatında kaçak su kullanmadığını, inşaatın arsası içerisinde açılan kuyudan çıkarttığı su ile inşaatı tamamladığını ve 1986 yılında teslim ettiğini” ileri sürmüştür. Sanığın bu savunması, tanıklar Mustafa Kaval, Haydar Yaraman, Fevzi Ediz, Mustafa Aktaş tarafından da doğrulanmaktadır. 25.3.1987 günlü suç tutanağındâ, inşaatın yanındaki yıkık binaya ait tesisattan kaçak su kullanıldığı saptanmış ise de sanığın bu şebekeden su borusu çektiği veya çekilmesini azmettirdiği ya da çekilmiş borudan su kullandığı saptanamamıştır. Ceza Yargılamasının amacı hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Sanığın savunmasının aksini kanıtlaması ondan beklenemez, kaldı ki CYUY.nın 135 nci maddesi uyarınca sanığın susma hakkı bulunmaktadır. Susma hakkını kullanan sanığın “sükut ikrardan gelir” deyişine dayanılarak suçu kabul ettiği söylenemeyeceği gibi, savunmasını kanıtlaması da istenemez. Sanığa yüklenen suçun sübuta erdiği yapılan yargılama sonucunda kuşkuya yer vermeksızin ortaya çıkarılmalıdır. Ceza Yargılarnasında kuşkunun bulunduğu yerde mahkûmiyet kararına yer yoktur. Bu ilke evrenseldir. 0 halde, sanığın üzerine yüklenen suçtan cezalandırılmasına yeterli ve inandırıcı kanıtlar elde edilmediğine göre direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 1993/6-81 Karar Numarası: 1993/110 Karar Tarihi: 19.04.1993

Ceza yargılamasında itham sistemi olması nedeniyle suç ithamı altındaki şüpheli ya da sanık üzerine atılı suçlama ile ilgili beyan vermek zorunda değildir. Susma hakkı bu nedenle bir başka söylem ile masumiyet karinesi şüpheden sanık yararlanır ilkesinin de bir uzantısıdır. Susma hakkı sadece şüpheli ve sanığa aittir.

  • Sanığın 05.02.2014 tarihli duruşmada savunmasını gelecek celsede müdafisi ile yapacağını beyan etmesi ve sanık müdafisince 18.12.2014 tarihinde, karar duruşmasından önce, mazeret dilekçesi gönderilmesine karşın bu hususta bir karar verilmeden, sanığın susma hakkını kullandığından bahisle cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2019/29 Karar Numarası: 2022/3509 Karar Tarihi: 03.03.2022
  • Başka suçtan Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan sanığın 20.11.2013 ve 11.02.2014 tarihli celselerde “mahkeme huzurunda ifade vermek istediğini, bu nedenle susma hakkını kullandığını ” bildirmesine, karar duruşmasında tüm bu hususların duruşma tutanağına yazılmasına karşın 5271 sayılı CMK’nun 193. ve 196. maddelerine aykırı şekilde, sanık duruşmalarda bizzat hazır bulundurulmadan mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2015/26268 Karar Numarası: 2017/14843 Karar Tarihi: 29.11.2017

Susma hakkını CMK madde 193 ve 196 bakımından da incelemek gerekir.

  • Sanığın duruşmada hazır bulunmaması
  • Madde 193 – (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
  • (2) (Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
  • Sanığın duruşmadan bağışık tutulması
  • Madde 196 – (1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
  • (2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.
  • (3) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.
  • (4) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/147 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/142 md.) Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.