SUÇ DUYURUSU

  • A. Hak arama hürriyeti Madde 36 – Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

Anayasa madde 36 da davacı ve davalı olma ve iddia etme ve savunma hakları düzenlenmiştir. Bu makalede suç duyurusu kavramı üzerinde durulacaktır.

Suç duyurusu bir diğer adı ile şikayetin düzenlendiği kanun maddeleri şunlardır.

  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar ( TÜRK CEZA KANUNU )
  • Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
  • (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
  • (3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
  • (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
  • (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
  • (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
  • (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.

İhbar ve şikâyet ( CEZA MUHAKEMESİ KANUNU )
Madde 158 – (1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.
(6) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/140 md.)58 İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan
işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.
(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği
takdirde, yargılamaya devam olunur.

Suç duyurusu veya bir diğer anlamı ile şikayet , şikayete tabi suçlarda başvurulan bir hak arama yoludur. Şikayette suçun mağduru ya da suçtan zarar gören failin cezalandırılması amacı ile kolluk makamlarına ya da savcılığa şikayette bulunarak şüpheli olduğunu iddia ettiği kişi hakkında kamu davası açılmasını yargılanmasını ve cezalandırılmasını talep eder. Suç duyurusunda bulunan kişi mağdur katılan ya da suçtan zarar görendir.

  • 1) Tüm dosya içeriğine göre; katılana ait suça konu cep telefonunun 01.07.2013 günü gece saatlerinde çalındığı, TİB kayıtları ile yapılan incelemede olaydan bir gün sonra gerçek kullanıcısı sanık olduğu anlaşılan … nolu hat ile telefonun kullanıldığı, devamında 23.07.2013 tarihinde sanığın babasına ait olan ve yine sanık tarafından kullanıldığı anlaşılan …. nolu hat ile telefonun kullanıldığı, sanığın 27.11.2013 tarihli savcılık ifadesinde bahsi geçen hatları kendisinin kullanmasına rağmen söz konusu hatları suça konu telefona kimin taktığını bilmediğini beyan ettiği, ancak 11.04.2014 tarihli duruşmadaki savunmasında ise bahse konu cep telefonunu bir okul bahçesinde bularak yaklaşık 2-3 ay kadar kullandığını ikrar etmesi karşısında; sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyeti yerine, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 2) Kabule göre de; Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından açılan davada, suç niteliğinin değişmesi nedeniyle ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması yerine sanığın atılı suçlardan beraatine hükmedilip, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2021/494 Karar Numarası: 2021/3847 Karar Tarihi: 01.03.2021
  • 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan alana izinsiz biçimde, zeminde kazı yapılıp içi beton ile doldurulmak suretiyle “… Hotel” tabelasının yerleştirildiğine ilişkin eldeki kamu davası kapsamında, sanığın kolluktaki beyanında, yönetim kurulu başkanı olduğu şirket adına dava konusu tabelayı, reklam şirketi ile sözleşme yapmak suretiyle koydurduğunu belirttiği, duruşmadaki savunmasında ise; dava konusu yerin sit alanı olduğunu bildiğini, ancak tabelanın dikilmesi talimatını kendisinin vermediğini, … Reklam isimli şirkete … Hotel tabelasını muhtelif yere koymaları konusunda reklam verdiklerini, ancak tabelanın nereye dikileceğini söylemediklerini, tabelanın dikildiği zeminin daha önceden hazır olduğunu ileri sürdüğü, duruşmada dinlenen tanıkların beyanlarında, tabelanın otel müdürü …’ın talimatı ile dikildiğini beyan ettikleri anlaşılmakla; her ne kadar mahkemece sanığın beraatine ve atılı suçu işleyenlerin tespiti için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ise de; söz konusu otelin yetkililerinin kim olduğuna dair belgeler ile tabelanın dikilmesine ilişkin reklam şirketi ile yapıldığı ileri sürülen sözleşme ve ek belgeleri dosya içerisine getirtilip, suç duyurusunun akıbeti araştırılıp, kamu davası açılmış ise eldeki dava ile birleştirilmek, suç duyurusunda bulunulmamış ise, tanık beyanlarında belirtilen … ve şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunularak, kamu davası açılması halinde eldeki dosya ile birleştirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2021/836 Karar Numarası: 2021/6419 Karar Tarihi: 30.09.2021
  • Sanık müdafisinin temyizinin beraat hükmünün gerekçesine ve sanık hakkında dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulması kararına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1) Dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin karara yönelik sanık müdafısinin temyizinin incelenmesinde; Sanık hakkında “dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulmasına” şeklinde verilen karann, 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafısinin bu karara yönelik temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2020/4271 Karar Numarası: 2022/5451 Karar Tarihi: 31.03.2022
  • Katılan …’ya ait tarlada ekili halde bulunan ayçiçeklerinin biçilerek çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, müştekinin tarlasının yanında tarlası bulunan …’ın katılan sıfatıyla yer aldığı Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/270 E. sayılı dosyasında, suç tarihlerinin aynı olduğu,…ve … dışındaki azmettirmede bulunduğu iddia edilen ve sanık … tarafından tarla sahibi olarak bilinen diğer sanıkların ise farklı kişiler olduğu belirlenmiş olup, temyiz incelemesi sonucu, Dairemizin 18/11/2014 tarih ve 2013/32627 E. – 2014/27215 K. sayılı ilamıyla hırsızlık eyleminin sanık … tarafından gerçekleştirildiği kabulüyle, sanık … ve inceleme konusu dosyada hakkında suç duyurusunda bulunulan … hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği yönünde bozma kararı verildiği, her iki dosyada da aşamalarda, biçerdöverci olduğunu ve sanık …’ın aracı olduğu tarla sahiplerini tanımadığını, bir miktar ayçiçeğini, mahsulü biçmesi karşılığında aldığını, diğer mahsulün sanık … tarafından kamyonlara yüklenerek götürüldüğünü belirten sanık …’un, bu savunmasının aksine tarladaki mahsulü hırsızlık kastıyla biçtiği kanıtlanamadığı; ancak mahkemece bahse konu dosyadaki bilgilerden hareketle katılana yönelik hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle hakkında 5237 sayılı TCK’nın 207/1 ve 141/1 maddeleri uyarınca gereğinin takdiri için Vize Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulan … hakkında suç duyurusunun akıbeti araştırılarak ve … hakkında kamu davası açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilerek, sonucuna göre sanıklar hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi. YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2016/16922 Karar Numarası: 2019/2784 Karar Tarihi: 14.02.2019

  •  1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.12.2013 tarih ve 2013/562-510 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 04.06.2006 olan olaya ilişkin, sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve 30.11.2015 tarihinde suç duyurusunda bulunulması üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 01.02.2016 tarihli iddianame ile sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan cezalandırılmasının talep edilmesi üzerine mahkeme tarafından 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 53. 58 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinde cezanın üst sınırının 2 yıl olarak belirlendiği, aynı Yasanın “dava zaman aşımı” başlıklı 66. maddesinin, 1-e fıkra ve bendinde, 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda 8 yıl geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin hükme bağlandığı, incelemeye konu suç tarihinin 04.06.2006 olduğu, mahkemece 30.11.2015 tarihinde yazılan suç duyurusu yazısına kadar, sanığın mahkum olduğu bu suçla ilgili herhangi bir soruşturma işlemi ve zamanaşımını kesen başkaca bir hukuki işlem yapılmadığı, 01.02.2016 tarihli iddianameden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi. YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2021/25646 Karar Numarası: 2022/4853 Karar Tarihi: 04.04.2022