SAVCILIK MAKAMI

Ceza muhakemesinde savcılık CMK madde 160 ve 161 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ceza yani kamu davalarını açma görevi savcılık tarafından yerine getirilir. Savcı bir suçun işlendiğini herhangi bir şekilde öğrendiğinde ya da haber aldığında bunu araştırmak ile yükümlüdür.

Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi
Madde 160 – (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

CMK madde 160/1 de yer alan ifadeden de anlaşılacağı üzere savcılığın suçun işlendiğine dair şüpheyi nasıl ve ne şekilde öğrendiğinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Savcılık makamı söz konusu suç şüphesini öğrendiği andan itibaren maddi gerçeği araştırır ve kamu davası açmaya gerek olup olmadığına karar verir. Söz konusu suç şüphesi ihbar şikayet ya da herhangi bir yolla savcılık tarafından öğrenilebilir. Savcılık söz konusu araştırma faaliyetlerini emrindeki kolluk ( polis jandarma ) aracılığı ile yerine getirir. Ayrıca soruşturma evresindeki her usul işlemi gizlidir ve tutanağa bağlanır. Bu husus CMK madde 169 da açıkça belirtilmiştir.

Savcının bir suç şüphesini öğrendiği an işin gerçeği araştırma görevi vardır aksi TCK madde 257’de yer alan görevi kötüye kullanma suçu meydana gelir.

Savcının Ceza muhakemesi kanununda yer alan yetkileri şunlardır:

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen yetkileri kullanabilir. ( Bilirkişi atama)

Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir ( CMK md. 75)

Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması ( CMK md. 76)

Fizik kimliğin tespiti ( CMK md. 81 )

Keşif ( CMK md.83)

Yer Gösterme ( CMK md. 85)

Otopsi ( CMK md.87)

Gömülmüş ceset çıkarma (CMK md.87)

Zehirlenme şüphesi üzerine yapılacak işlem ( cmk md. 89)

Gözaltı ( CMK md.91)

Yakalama emri istemi ( CMK md. 98/1)

Yakalama kararı çıkarma ( CMK md.98/2)

Şüpheliyi serbest bırakma ( CMK md. 103/2)

Önceden ödetme ( CMK md.114)

Arama EL koyma ( CMK md.119 127)

Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma (CMK md. 134 )

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması (CMK md. 135)

Mobil telefon yer tespiti ( CMK madde 135/5)

Teknik araçla izleme ( CMK md.140/2)

Zorla Getirme ( CMK md.146)

Müdafi dosya kısıtlama isteme ( CMK md. 153/2)

Müdafi ile görüşme kısıtlama isteme ( CMK md.154/2)

Savcılık makamı soruşturma evresini başlatmak ve bitirmek ile yükümlüdür. Suç haberi öğrenildiği zaman soruşturmaya yer olmadığı kararı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ya da iddianame düzenlenir. CMK Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Yeterli şüphe halinde kamu davası açılması mecburidir. Yeterli şüphede kamu davasının açılmaması gündeme görevi ihmal ya da kötüye kullanma suçlarını getirecektir. Savcının belki de ceza muhakemesindeki en önemli yükümlülüğü açılan kamu davasında isnat ettiği suçun kim tarafından ve hangi şekilde işlendiği ispat ile mükellef olmasıdır. Çünkü sanık hiçbir şekilde kendi suçsuzluğunu ispat ile mükellef değildir. Ancak kovuşturma evresinde savcılık talepte bulunabilir ve hakimin kararına karşı kanun yollarına başvurabilir.

Kamu davasını açmada takdir yetkisi
Madde 171 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/22 md.)
(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı
kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.

Savcılık her durumda kamu davası açmak zorunda değildir cezayı kaldıran şahsi sebep ya da etkin pişmanlık durumlarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Soruşturma evresinde her delil hukuka uygun bir yolla tespit edilme ve elde edilmelidir ki yazılan iddianame ile mahkeme aşamasında maddi gerçeğe ulaşma imkanı daha fazla olsun . Aksi takdirde mahkemeye iş yükü çıkar ve soruşturma aşamasında verilmesi gereken kararları hakimlik verebilir.

Öte yandan yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla birlikte, belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi esasen yargı mercilerine aittir. EDİP ÜNGÜR BAŞVURUSU(Başvuru Numarası: 2021/61692)Karar Tarihi: 4/2/2025

Savcılık da aynen mahkemede olduğu gibi söz konusu olaya ilişkin Tanık dinleyebilir. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları da tanıklara yemin verirler. (CMK 54/2)

Soruşturma işlemi gizli olması nedeniyle soruşturma evresinde gizliliğin ihlal edilmemesi gerekir. Söz konusu gizliliğin ihlal edilmesi de suçtur.

Gizliliğin ihlali
Madde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.) (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya
adli para cezası ile cezalandırılır

TCK madde 285/1 de yer alan suçun oluşabilmesi için soruşturmanın gizliğinin alenen ihlal edilmesi şarttır. Ayrıca bu suç kamu görevlisi olduğuna bakılıp bakılmaksızın herkes tarafından işlenebilir.

Tek taraflı ve gizli şekilde yürütülen güvenlik soruşturmaları idareye geniş bir tarama ve yetki kullanma imkanı sağlamakla birlikte söz konusu yetkinin keyfi şekilde kullanılmaması esastır. Dolayısıyla bu tür faaliyetler neticesinde elde edilen ve kişiler hakkında tesis edilecek diğer işlemlere dayanak kabul edilecek kişisel verilerin tutarlı, usule ve gerçeğe uygun şekilde tutulması, bireylerin Devlete güven duyabilmesini temin edecek biçimde saklanıp kullanılması önem arz etmektedir. Bu bağlamda Devletin yasal düzenlemeleri hayata geçirirken ve uygulamalar yapılırken bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınması gerekir. Bunun gereklerinden biri de tutulan güvenlik soruşturması kayıtlarının usule ve hukuka uygunluğunun yargı mercilerince denetlenebilmesine imkan sağlayan yaklaşımın kabul edilmesidir.ÖZGE KAHRAMAN BAŞVURUSU(Başvuru Numarası: 2020/35291)Karar Tarihi: 4/2/2025

Ceza soruşturma yapılırken başkalarının kişisel verilerini de ihlal etmemek gerekir yoksa bu hususun kişiler verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme yayma suçunu oluşturacağı da şüphesizdir. Söz konusu kararda da vurgulandığı üzere her bir soruşturma işleminin tutanak altına alınması mecburidir. Ceza muhakemesinde sözlülük ve yazılılık ilkeleri esastır. Anayasa’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilmeyi, bu verilere erişmeyi, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etmeyi ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı ifade edilmiştir (AYM, E.2014/122, K.2015/123, 30/12/2015, §§ 19, 20; Ümit Eyüpoğlu, §45).

CMK madde 169/2 gereği her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır. Burada kanun koyucu herhangi bir ayrım gözetmemiş soruşturma evresinde yapılan her işlemin tutanağa bağlanacağını belirtmiştir. Buna göre ifadeler kararlar savcının kolluğa telefonda söylemiş olduğu sözlü emirler de dahil olmak üzere her soruşturma işleminin tutanağa bağlanması şarttır. Söz konusu tutanağın tutulmaması yine görevi ihmal suçunu gündeme getirecektir. (TCK md.257)

Savcı kovuşturma aşamasında hakimden talepte bulunur ve mütalaa verir. Savcının söz konusu aşamada taleplerinin bire bir uygulanması kanunen bir zorunluluk olmayıp bu kamu davası hakkında hüküm verme yetkisi hakimindir. Savcılık duruşmada esas hakkında mütalaa denilen ceza davası ile ilgili kanaatlerini son kez belirten bir beyan sunar . Ancak söz konusu mütalaa ya da mütalaa değiştirme ile ilgili CMK da net bir düzenlenme yer almamaktadır. Benzer düzenlemeler şu şekildedir:

Delillerin tartışılması
Madde 216 – (1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir.
(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir

Duruşma tutanağının içeriği
Madde 221 – (1) Duruşma tutanağında;

g) İstemler, reddi halinde gerekçesi,

Burada yer alan istemler kelimesinden savcının mütalada söylemek istedikleri talep ettikleri anlaşılabilir.