RUHSATSIZ SİLAH TAŞIMA

Silah kavramının tanımı TCK da düzenlenmiştir. Buna göre ,

Silah deyiminden;

  1. Ateşli silahlar,
  2. Patlayıcı maddeler,
  3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
  4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
  5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,

Anlaşılır.

6136 sayılı sayılı yasa madde 13’e göre ;

Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları ya da ses veya gaz fişeği atabilen silah iken bu Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülen silahları satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması ya da silahın, mermilerin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların ev veya işyerinde bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasıdır.

Ateşli silahlara ait mermilerin veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve otuz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasıdır.
 Silah: Uzaktan veya yakından canlıları öldürebilen, yaralayan, etkisiz bırakan, canlı organizmaları hasta eden, cansızları parçalayan veya yok eden, ruhsata tabi araç ve aletlerin tümünü ,ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA YÖNETMELİK ( md.2/1-b)
Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır
veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları 29/6/2004 tarihli ve 5201 sayılı Harp Araç ve Gereçleri ile Silâh, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Kanun hükümleri dışında ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri ya da namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.(6136 s.k madde 12/1)
Oluşa ve dosya kapsamına göre; Olay günü mağdur ....'un balta ile, babası olan tanık......'in işyerinde çalışmakta olan sanık ....'a saldırması üzerine, sanık ....'un işyerinin yazıhane kısmına gittiği, burada bulunan tabancayı alarak mağdura ateş ettiği olayda; dosya arasında ... adına düzenlenmiş işyerinde silah bulundurma ruhsatnamesine ilişkin belgenin bir suretinin bulunduğu da gözetilerek, silah bulundurma ruhsat suretindeki bilgiler de dikkate alınarak olayda kullanılan silahın ruhsatta belirtilen silah olup olmadığı, bulundurma ruhsatının olayın gerçekleştiği ve sanığın silahı aldığı işyeri için geçerli olup olmadığı ve aynı zamanda olayın meydana geldiği iş yerinin sanığın babası olan tanık ....'e ait olup olmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre sanığın kastı üzerinde de durularak hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin nazara alınmaması,YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2015/688 Karar Numarası: 2015/4111 Karar Tarihi: 24.06.2015

Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme
iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları ya da ses veya gaz fişeği atabilen silah iken bu Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülen silahları satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur (6136 sayılı md.13/1)

Bulundurma ruhsatı, meskende veya işyerinde olmak üzere iki şekilde düzenlenebilir. Bulundurma ruhsatlı silahların atış poligonu da dahil, zorunlu hallerde bir yerden başka bir yere nakli, mahallin en büyük mülki amirinin vereceği (EK-2)'deki Silah Nakil Belgesi ile mümkündür. Bu belgede belirtilen gün ve güzergah dışında silah, mesken veya işyeri dışına çıkarılamaz. Taşıt araçları işyeri veya mesken sayılmaz. Bulundurma ruhsatı verilmesi Madde 4 – (Değişik: 2/12/1999 - 99/13749 K.) ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA YÖNETMELİK 

Bir kimsenin silah taşıyabilmesi için ya silahın ruhsatının olması ya da kanunun izin verdiği bir hal mevcut olmalıdır.

Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller
Madde 16 – (Değişik: 17/7/2017 - 2017/10643 K.)
Aşağıda belirtilen kişilere ikinci fıkradaki hükümler saklı kalmak kaydıyla ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez ve verilmiş ruhsatlar iptal edilir.
a) Ateşli silahla işlenen suçlardan mahkum olanlara.
b) Ruhsatlı silahıyla suç işleyenlere veya silahın muhafazasındaki ihmali ya da kusuru neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden olanlara.
c) Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara.
d) Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, her türlü kaçakçılık, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma,
uyuşturucu, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinin ikinci fıkrası hariç olmak üzere suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ya da üye olma, insan ticareti, organ ve doku ticareti, kişilerin hayatı,
sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma, fuhuş, sistemi
engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, kasten öldürme, silahla kasten yaralama
veya çocukların cinsel istismarı suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.
e) (Değişik:RG-11/9/2021-31595-CK-4503/8 md.) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara.
f) Taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda
işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı mahkum olanlara.
g) Ruhsatlı silahını geçici de olsa başkalarına verdikleri için mahkum olanlara.
h) Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı silahlardan birini kullanmak suretiyle suç işleyen ve bu suçtan dolayı mahkum olanlara.
ı) Ruhsatların veriliş nedenleri ortadan kalktığı halde durumu ruhsatı veren makama altı ay içinde bildirmeyen ruhsat sahiplerine.
i) Spor maksatlı olarak spor federasyonlarının demirbaşına kayıtlı silahları amacı dışında kullananlara.
j) Mahkeme kararı ile veya haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlara, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 6413 sayılı
Kanun hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlara, 3269 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 3466 sayılı Kanunun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik ya da ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlara, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 üncü ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenlere veya 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile disiplin kurulları ya da mahkeme kararıyla veya kanuni düzenleme ile meslekten ya da Devlet memurluğundan çıkarılanlara veya haklarında verilen mahkumiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenlere ya da milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanlara.
k) Kısıtlı olanlar ile kamu hizmetinden yasaklılara.
l) Psikolojik, nörolojik ve fiziki rahatsızlıkları olanlara.
m) Yirmibir yaşını bitirmemiş olanlara.
n) (Ek:RG-11/9/2021-31595-CK-4503/8 md.) 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere tedbir kararı süresince

Bu suçun cezası 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır ve suçun üst sınırı 2 yıldan fazla olması nedeniyle tutuklama kararı verilmesi mümkündür. Bu suç taksirle değil kast ile işlenebilen bir suçtur. Sanığın üzerinde taşıdığı silahın ruhsatsız olduğunu bilmesi ve bu irade ile silahı taşıması gerekir. Ancak sanığın silahın ruhsatsız taşınmasının suç olduğunu bilmemesi mazaret değildir. Zira kanunları bilmemek mazaret sayılmaz .

Kanunun bağlayıcılığı
Madde 4- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
Görüldüğü üzere ses ve gaz fişeği atabilen silahların, 6136 Sayılı Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülemeyecek ve aynı kanun hükümlerine tabi silahlardan açıkça ayırt edilmesini sağlayan rengi ve şekli belirtilen bir işaret taşıyacak şekilde üretilmeleri zorunludur. Bu tip silahları 6136 Sayılı Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülecek şekilde imal edenler veya satanlar 5729 Sayılı Kanunun 4/1, ticaret kastı taşımadan teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştürenler ise 6136 Sayılı Kanunun 13/5. maddesi delaletiyle 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılacaktır. Usulüne uygun imal edilmemesi ya da sonradan teknik özelliklerinde değişiklik yapılması sebebiyle yalnızca ses ve gaz fişeği değil, ayrıca mermi çekirdeği veya saçma tabir edilen özel şekil ve nitelikteki cisimleri de atabilen silahlar yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olup memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulması 6136 Sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaktır.Bu nedenle, ses ve gaz fişeği atabilen bir silahın teknik özelliklerinde bir değişiklik olmamasına karşın 6136 Sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah olduğu iddiasıyla bir kamu davası açılması durumunda öncelikle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından silahın üretim tarihi, marka ve modeline göre mevcut şekilde üretilmesine ve ithaline izin verilip verilmediği sorulup, doğrudan mevzuatta öngörülen usul ve esaslara aykırı olarak 6136 Sayılı Kanun hükümlerine tabi silah vasfında mı üretildiği, yoksa anılan kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülebilecek şekilde üretilip bilahare bu imkandan yararlanılarak teknik özelliklerinde değişiklik yapılması sonucunda bu kanun hükümlerine tabi silah vasfına mı dönüştürüldüğü tereddüte yer bırakmayacak biçimde tespit edilmeli, daha sonra da suça konu silahın üretim tarihi, bu tarih itibariyle üretim ve ithalinin tabi olduğu usul ve esaslar, mekanik yapısı, görünümü, silahla birlikte çapına uygun ateşli silah fişeği ele geçip geçmediği gibi hususlar üzerinde durularak, niteliğinin 6136 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun bilinip bilmediği belirlenmeli, sonucuna göre de sanığın hukuki durumu takdir ve tayin edilmelidir.YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/8-826 Karar Numarası: 2014/107 Karar Tarihi: 04.03.2014
Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hallerde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08.05.2013 tarihli ve 2013/7185 esas, 2013/18774 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, itiraz üzerine mercii, hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabilecek ise de, hükmün bir bütün olduğu, hükümde esasa ilişkin hukuka aykırılığın tespiti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere mahkemesine gönderilmesi gerektiği gibi somut olayda suça konu silahın ve eklerinin, bulundurulması ve taşınmasının bizatihi suç oluşturduğu cihetle müsaderesine karar verilmesi gerektiğinden itirazın bu yönden de reddine karar verilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde müsadere yönünden hükümde değişiklik yapılarak karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.03.2015 gün ve 21341 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2015 gün ve KYB/2015-110192 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2015/7771 Karar Numarası: 2015/16943 Karar Tarihi: 11.05.2015

Kanunun lafzından ve yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere ruhsatsız silahın kast ve irade ile fiilen kişinin zilyetliğinde bulundurulması ceza kanunlarına göre suç teşkil etmektedir. Kanunda ruhsatsız silah taşıyan satın alan bulundurma kavramları geçmektedir. Buna göre de her somut olayda ruhsatsız silahın satın alınıp alınmadığı bulundurulup bulundurulmadı net bir şekilde tespit edilmelidir. Bir kimsenin üzerinde ruhsatsız ele geçirilmişse nasıl bir hukuki yol ile silaha ulaşıldığı önemlidir. Örneğin usulüne uygun bir şekilde verilen yazılı arama kararı neticesinde şahsın üzerinden ruhsatsız silah çıkması gibi .

Ruhsatsız silahın kast ile bulundurulması ruhsatsız silah taşıma suçunu oluştururken silahla tehlike ya da zarara yol açabilecek bir harekette bulunmak başka bir suça daha vücut verecektir.

Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Madde 170- (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan,
c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan,
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

TCK madde 170/1-c de de görüleceği üzere başkalarına zarar verecek ya da hayatlarını tehlikeye atacak şekilde silahla ateş etmek de suçtur.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşması için aracın başkaları açısından tehlikeli şekilde kullanmanın yeterli olduğu, sahte sürücü belgesi kullanan sanığın olay tarihinde kaçakçılık suçuna karıştığı iddiasıyla kendisini takip eden polislerden kaçma saikiyle karla kaplı yolda ve buzlu zeminde aşın süratli bir şekilde seyrettiği yolun kenarındaki mağdurlara çarparak yaralanmalarına sebebiyet verdiği, aracın kara saplanması sonucunda sanığın sürüşüne son verdiği anlaşıldığından, sanığa yüklenen suç oluştuğu halde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2011/5224 Karar Numarası: 2011/3311 Karar Tarihi: 19.10.2011

5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının 170. maddesinin gerekçesinde somut tehlike suçu olarak tanımlanan genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunda korunan hukuki yarar; kişilerin hayatları, vücut bütünlükleri ve malvarlıkları bakımından bir tehlikeye maruz kalmadan huzur ve güven içerisinde yaşama haklarıdır. Anılan maddede yasaklanan ve ceza yaptırımına bağlanan eylemlerin işlenmesi durumunda kişilerin hayatları, vücut bütünlükleri veya malvarlıklarının zarar görme tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Tehlikenin belirli kişi veya kişiler bakımından söz konusu olmasına gerek yoktur. Belirsiz sayıda kişinin, dolayısıyla toplumu oluşturan birçok kimsenin korunması amaçlanmıştır.Sanığın aşamalarda tutarlılık gösteren savunmaları, şikayetçi ve tanık beyanlarıyla dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, olayda kullanılan tabanca ve boş kovanın ele geçirilemediği hususu da göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemini ateşli silahların tüm fonksiyonlarına sahip gerçek bir silahla gerçekleştirdiği hususu, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamıştır. Bununla birlikte 6136 Sayılı Kanun kapsamındaki ateşli silahlarla benzer özellikleri taşıdıklarından hareketle, gaz ve ses fişeklerini patlatmada kullanılan ve kuru sıkı tabir edilen tabancalarla da genel güvenliği tehlikeye sokma suçunun işlenebileceğini kabule olanak bulunmamaktadır. YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2011/3-82 Karar Numarası: 2011/182 Karar Tarihi: 20.09.2011