Orman , doğal sistemde ağaçlarla çevrili içinde canlıların yaşadığı büyük bir ekosistemdir .
ORMAN VE KANUN ;
Ormanlar ile ilgili düzenlemeler 6831 sayılı kanunda düzenlenmiştir .
- Madde 1 – Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.
- Madde 76 – (Değişik : 4/7/1995 – 4114/1 md.)
- a) Devlet ormanlarında; Orman İdaresince belirlenen konak yerlerinden başka yerlerde gecelemek,
- b) Ormanlarda izin verilen ve ocak yeri olarak belirlenen yerler dışında ateş yakmak veya izin verilen yerlerde yakılan ateşi söndürmeden mahalli terketmek,
- c) Ormanlara sönmemiş sigara veya yangına dolaylı olarak yol açabilecek madde atmak,
- d) Ormanlara dört kilometre mesafede veya bu Kanunun 31 inci ve 32 nci maddeleri kapsamına giren köyler hudutları içinde anız veya benzeri bitki örtüsü yakmak, Yasaktır.
Madde 110 – (Değişik : 23/1/2008-5728/217 md.)
76 ncı maddenin (a) bendinde belirtilen fiili işleyenlere binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. 76 ncı maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler üç yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak failin yangının söndürülmesine ve etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları veya meydana gelen zararın azlığı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza yarısına kadar indirilir. Zararın belirlenmesinde yangın sonucu tamamen yanan ağaç ve ağaççıkların değeri, kısmen yanan ağaç ve ağaççıkların değerinde meydana gelen azalma, alt tabaka orman örtüsünün yanması nedeniyle oluşan zarar ve toprağın humuslu tabakasının yanması nedeniyle meydana gelen verim kaybı dikkate alınır. (Değişik dördüncü fıkra:23/3/2023-7442/26 md.) Kasten orman yakan kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suçun, yangına müdahalenin geciktirilmesi veya yangının söndürülmesinin zorlaştırılması amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak yer, zaman veya şartlarda işlenmesi halinde faile verilecek ceza yarı oranında artırılır. Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve yirmibin günden yirmibeşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu maddede yazılı suçların işlenmesi sebebiyle, ölüm veya yaralanmanın meydana gelmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmolunur.
Sanığın evinin bahçesinde bulunan otları ve pislikleri bir kenara toplayıp yaktığı, yangının sıçrayarak mera arazisine geldiği, olay mahallinde tutanak mümziisinin yer gösterimi ile keşif yapıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre, yangının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında mera arazisinde meydana geldiği, yangının meydana geldiği yerin ormana ortalama 87 metre mesafede bulunduğunun belirtildiği, 6831 Sayılı Kanunun 76/d maddesine göre, ormana 4 km mesafede bulunan alanda anız ya da benzeri bitki örtüsünün yakılmasını suç olarak düzenlendiği, sanığın anız veya da benzeri bitki örtüsü yakmadığından dolayı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek eylemin 5237 Sayılı TCK'nın 171. maddesinde düzenlenen taksirle yangına sebebiyet verme suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan beraat kararının verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan vekilin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2015/1794 Karar Numarası: 2015/1978 Karar Tarihi: 26.05.2015
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında, sanığın orman yolu kenarında otsu bitkileri yakıp su hortumu eklemeye çalıştığının görülmesi üzerine yol üzerinde 4 farklı noktada ateş yakılıp söndürüldüğünün tespit edildiği yazılı bulunmasına; sanığın savunmasında, boruyu tamir etmek için küçük bir ateş yaktığını beyan etmesine; mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan inceleme bölümünde yakılan ateşlerden birinin 320 nolu bölmede, devlet ormanına 5 metre, diğerlerinin 248 nolu bölmede ormanlara 10 metre mesafede olduğunun bildirilmesine karşılık sonuç bölümünde ateş yakılan yerlerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirtilerek çelişki yaratılmasına göre bilirkişiden dava konusu ateş yakılan yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda şüpheye yer vermeyecek şekilde ek rapor alınarak orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanunun 76/b maddesi uyarınca ormanlarda izin verilen ve ocak yeri olarak belirlenen yerler dışında ateş yakma suçunu oluşturup ayni Kanunun 110. maddesi uyarınca hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2014/7554 Karar Numarası: 2014/12806 Karar Tarihi: 27.03.2014
Ceza muhakemesinin amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda, somut gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir biçimde kesin olarak ortaya çıkarılmasıdır. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkanı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edilebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur. 6831 sayılı Kanunun 76 ve 110. maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, failin cezalandırılabilmesi için yasaklanan eylemlerin ormanlara 4 km. mesafede gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi zorunludur. Kanunun 76. maddesinde öngörülen dört kilometrelik mesafenin tespitine ilişkin olarak "kuş uçuşu" veya başkaca bir ölçüm şekline yer verilmediğinden, anız veya benzeri bitki örtüsü yakılan yer ile orman arasındaki mesafenin kuş uçuşu değil, arazi üzerinde yapılacak tespitle belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim anız veya bitki örtüsünün yakıldığı yerin en yakın devlet ormanına mesafesinin tespiti ile ilgili olarak öğretide de; "6831 sayılı Kanunun 76/d bendinde belirtilen 4 km. lik mesafe ormana, arazinin ölçümü neticesi bulunacak fiili uzaklıktır. Kuşbakışı uzaklık değildir" şeklinde görüşlere yer verilmiştir. (Mehmet Mestav, Orman Kanunu ve İlgili Mevzuat, Ankara 2009, 2. Baskı, 1. Cilt, s. 732; ..., Mustafa Artunç, Türk Hukukunda Suçlar ve Kabahatler ile Tüm Özel Ceza Yasaları, 4. baskı, Cilt 2, s. 1881; Celal Aras, Orman Kanunu, 3. Baskı, 2013, s. 1082) Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Anız yakılan yerin en yakın Devlet ormanına olan mesafesi kolluk tarafından tutulan tutanakta 8 km, orman muhafaza memurlarınca tutulan tutanakta 7 km. ve keşif sonucu orman yüksek mühendisince verilen bilirkişi raporunda ise 2,5 km. olarak belirtilmiş olup, anız yakılan yer ile en yakın devlet ormanı arasındaki mesafe konusunda çelişki oluşmuştur. Bu nedenle teknik bilirkişi refakatinde mahallinde yeniden keşif yapılarak arazi üzerinden yapılacak bir ölçüm neticesinde dava konusu yerin ormana olan mesafesinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla bilirkişi raporu aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunludur. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/128 Karar Numarası: 2014/108 Karar Tarihi: 04.03.2014
Şunu da belirtmek gerekir ki mala zarar vermek Türk ceza kanununda yer alan ayrı bir suç , Orman yakmak ya da ormana zarar vermek orman kanununda yer alan ayrı bir suçtur.
831 sayılı Kanun'un 110/2. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 76/d maddesinde düzenlenen anız yakma suçunun oluşabilmesi için anız kabul edilebilecek ot, çalılık, hasat sonrası tarlada arta kalan ürün sapları vs. gibi bitki örtüsünün en yakın ormanlık alana 4 kilometreden daha az mesafede bulunması ve kasten yakılmış olması gerektiği, dosya kapsamından ise sanığın, ısınmak amaçlı olarak ormanlık alanda ateş yakması sonucu dört metrekerelik orman alanının yandığı olayda, zarar miktarı da gözetilerek sanığın eyleminin, anız yakma suçunu oluşturmayıp, yakılan ateşin orman sahasında bulunması nedeniyle orman yangını tehlikesi oluşturduğundan eylemin TCK'nin 110/3 maddesinde düzenlenen taksirle orman yangınına neden olma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek suç vasfının belirlenmesinde düşülen yanılgı sonucu 110/2 maddesinden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2019/31633 Karar Numarası: 2019/14527 Karar Tarihi: 26.11.2019
Orman yangınına kasten sebebiyet vermek ya da taksirle yangına sebebiyet vermek kanunlarımızda suç olarak kabul edilmiştir. Ayrıca suçun üst sınırının 2 yılı geçmesi nedeniyle tutuklama koruma tedbiri de uygulanabilir.
CMK madde 100/2 -f
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
ANAYASANIN 169. MADDESİNE BAKILDIĞINDA :
Madde 169 – Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.
BELEDİYE KANUNU MADDE 53 ‘E BAKILDIĞINDA
Acil durum plânlaması
Madde 53- Belediye; yangın, sanayi kazaları, deprem ve diğer doğal afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak amacıyla beldenin özelliklerini de dikkate alarak gerekli afet ve acil durum plânlarını yapar, ekip ve donanımı hazırlar. Acil durum plânlarının hazırlanmasında varsa il ölçeğindeki diğer acil durum plânlarıyla da koordinasyon sağlanır ve ilgili bakanlık, kamu kuruluşları, meslek teşekkülleriyle üniversitelerin ve diğer mahallî idarelerin görüşleri alınır. Plânlar doğrultusunda halkın eğitimi için gerekli önlemler alınarak ikinci fıkrada sayılan idareler, kurumlar ve örgütlerle ortak programlar yapılabilir. Belediye, belediye sınırları dışında yangın ve doğal afetler meydana gelmesi durumunda, bu bölgelere gerekli yardım ve destek sağlayabilir.
- Sanık hakkında bir gün arayla başlangıç noktaları farklı olan orman yangınları için, 20.08.2013 ve 21.08.2013 tarihlerinde 6831 sayılı Kanun’un 82. maddesine göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan iki farklı suç tutanağı düzenlendiği, bu iki orman yangınının başlangıç noktaları tarım arazileri olsa da, ormana mesafeleri 75-100 metre aralıklarında olduğu, davaya konu orman yangınlarının yaz aylarında meydana geldiği ve sanığında 15.02.2015 tarihli savunmasında atılı suçları tahrik altında hata olduğunu bile bile işlediğini savunması gözetilerek yapılan incelemede; 20.08.2013 tarihli tutanağa göre yangın ihbarı üzerine 498 nolu orman bölmesinde örtü yangını çıktığının tespit edilmesi ve 21.08.2013 tarihli olay tutanağına göre yangın ihbarı üzerine yine 498 nolu bölmeden orman yangınına müdahale edilmesi şeklinde gerçekleşen olaylarda; mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, orman alanına yaklaşık 75 metre mesafede, tapulu tarım arazilerinin yakılması ile başlayan yangının orman sayılan yere sıçraması ile toplam 5.5 hektar orman alınında tahribat olduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın eylemlerinin olası kastla orman yakma suçunu oluşturacağı ve mahkemece sanık hakkında olası kastla orman yakma suçundan sanığın TCK’nun 43/1. maddesi de uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; TCK’nun 43. maddesinde “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.Bir suçun temel şekli ile daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.” şeklinde düzenlendiği cihetle, çok sayıda birbirine yakın mesafede meyve ve orman ağacının bulunması, yakılan yer ile orman arasındaki mesafenin 75 metre olarak tespit edilmesi, olayın Ağustos ayında meydana gelmesi ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yangının orman alanına sirayet etmesinin kaçınılmaz olması karşısında, sanığın eylemlerinin olası kastla orman yakma suçlarını oluşturacağı, olası kastla gerçekleşen eylemlerde TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanamayacağı ve sanığın iki kez olası kastla orman yakma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2021/31735 Karar Numarası: 2023/1653 Karar Tarihi: 20.02.2023


