MÜDAFİİ VE İFADE

Ceza muhakemesinde zorunlu müdafi ve ihtiyari müdafi halleri mevcut olup bu makalede müdafinin kolluk savcılık ve mahkemede şüpheli ve sanık yanında ifade ve sorguya katılıp katılmamasının soruşturma ve kovuşturma evresine etkisi üzerinde durulacaktır.

  • Sanığın önceki ifadesinin okunması
    Madde 213 – (1) Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir
  • İfade alma ve sorguda yasak usuller
    Madde 148 /(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

CMK madde 213/1 ve 148/4 de yer alan hükümlerin birbirini tamamladığı söylenebilir.

CMK madde 213/1’in uygulanması için ifadeler arası çelişki olması , hakim huzurunda açıklama yapılması , ve Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanak olmalıdır. Bu demektir ki müdafi hazır olmaksızın kolluk tarafından alınan şüpheli ifadesi CMK madde 213 uyarınca duruşmada okunamayacaktır.

1.5271 sayılı Kanun’un 148/4. maddesinde yer alan “Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz” ve aynı Kanun’un 213 üncü maddesinde yer alan “Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.” şeklindeki yasal düzenlemelere göre; sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması, ikinci koşulun ise sanığın önceki ifadesinin; hakim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı taktirde ise ifadeye müdafiinin katılması olduğu, somut olayda her ne kadar sanık kolluk beyanında yüklenen suçu işlediğini, müştekinin borcunu ödemesine rağmen suça konu bonoların asılları yerine renkli fotokopilerini çektirip verdiğini ikrar etmiş ise de bu ifadenin müdafii huzurunda alınmadığı, duruşmada da bu ifadenin doğrulanmadığı, bu nedenle sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ve hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın kolluk ifadesi dışlandıktan sonra üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanığın, müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadesinde, otobüste bulunan kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin belirtilmesine karşın mahkemede atılı suçlamayı kabul etmediği, bu durumda CMK'nun 148. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kolluk ifadesinin hükme esas alınamayacağı gözetilerek; yerel mahkemece suç konusu sigaraların sanığa ait olup olmadığı konusunda otobüs şoförü ve varsa muavinin tanık olarak dinlenip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizdir.YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/309 Karar Numarası: 2016/375 Karar Tarihi: 18.10.2016

Ancak şüpheli ya da sanığın vermiş olduğu ifadenin yanında müdafii olsun olmasın maddi gerçeği araştırma boyutunda mahkemenin ve savcılık makamının maddi gerçeği araştırma yükümlülüğü bulunmaktadır.

“...Her ne kadar organize suçlardaki artış uygun önlemler alınmasını gerektirse de adil yargılamadan vazgeçilmemelidir. Bu nedenle amaca ulaşmak uğruna adil yargılama hakkı feda edilerek polisin kışkırtması sonucu elde edilen delilin kullanılması meşru değildir..., ...Somut olayda olacağına dair hiçbir bulgu öne sürülmediğinden polis memurlarının hareketlerinin onların gizli ajanlığının ötesine geçtiğinin ve adil yargılama hakkının ihlal edildiğinin kabulü gerekir... (Teixeria de Castro/Portekiz davası, Başvuru No:44/l 997/828/1034)”YARGITAY
18. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2015/29756 Karar Numarası: 2017/5292 Karar Tarihi: 08.05.2017
CMK'nın 148/4. madde uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı, sanık her ne kadar kolluk ifadesinde suça konu silahın kendisine ait olduğunu ifade etmiş ise de kovuşturma aşamasında, arama yapılan eve uyuşturucu satın almak için gittiğini ve silahın ev sahibine ait olduğunu savunması karşısında; sair deliller dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken doğrulanmayan kolluk ifadesi hükme esas alınarak CMK'nın 148/4. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2021/17002 Karar Numarası: 2022/9259 Karar Tarihi: 13.06.2022