HAKSIZ TAHRİK (TCK 29)

Haksız tahrik
Madde 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan
yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Haksız tahrik kişileri suç işlemeye sevk eden bir etken olup cezada indirim ve kusurluluğu etkileyen bir nedendir.

  • YARGILAMA SONUNDA HAKSIZ TAHRİK VARSA ŞU HUSUSLAR KESİNDİR :
  • SANIĞIN SUÇU SABİTTİR
  • SANIK HAKSIZ ELEM VE ÜZÜNTÜYE MARUZ KALMIŞTIR
  • CEZADA İNDİRİM YAPILACAKTIR
  • TAHRİK İLE SANIĞIN EYLEMİ ARASINDA İLLİYET BAĞI KURULMUŞTUR.

Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için;

a- ) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı,

b- ) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,

c- ) Failin işlediği suç bu ruhsal durumun tepkisi olmalı,

d- ) Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır.

YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas Numarası: 2015/1077 Karar Numarası: 2016/27 Karar Tarihi: 26.01.2016

Haksız tahrik ceza kanunlarında yer alan her suç için uygulanıp uygulanmayacağı konusunda kanunilik ilkesi anlamında ceza kanunlarında herhangi bir ibare bulunmamaktadır.

Mahkemenin 26.06.2012 tarihli hükmü ile kardeş olan sanıklar ..., ... ve ...'in mağdur ...'e yönelik kasten yaralama, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme eylemlerini "mağdurun sanık ...'ye olaydan 1-2 gün önce tokat vurması nedeniyle" gerçekleştirdikleri kabul edilerek sanıklar hakkında bu mağdura yönelik suçları nedeniyle TCK'nun 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ve dairemizin 13.05.2015 tarihli ilamıyla da mahkemenin bu uygulamasının kabul edildiği anlaşılmakla; bozmadan sonra sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümde haksız tahrik nedeniyle 1/4 ile 3/4 arasında ceza indirimi öngören TCK'nun 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 16/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2016/1264 Karar Numarası: 2017/3257 Karar Tarihi: 16.10.2017
Sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmünde; Maktulden sanığa yansıyan herhangi bir haksız hareket olmadığı halde, yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılarak eksik ceza tayini, Sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmünde; maktulün elindeki tabanca ile sanığı öldürücü olmayan isabetlerle yaraladığı, Kanun gereğince maktul tarafın sanığın eylemlerinin ulaştığı boyut nedeniyle, azami oranda indirim uygulayarak kasten öldürme suçundan mahkumiyeti yerine, sanığın kendini cezadan kurtarmaya yönelik ve tanık beyanları ile de doğrulanmayan soyut nitelikteki savunmasına dayanılarak, fiilin meşru savunma koşullarında işlendiği kabul edilerek yazılı biçimde beraat kararı verilmesi, Sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan beraat hükmünde; sanığın bu sırada arabanın arkasında tüfeği doldurup babasına verdiği ve sanığın maktulleri öldürdüğü olayda; sanığın, öldürme eyleminin işlendiği sırada fiilin icrasını kolaylaştırması eyleminin kasten öldürmeye yardım olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda sanığın maktule karşı Kanun gereğince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, Sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmünde; sanığın bu sırada arabanın arkasında tüfeği doldurup babasına verdiği, ve sanığın maktulleri öldürdüğü olayda; öldürme eyleminin işlendiği sırada fiilin icrasını kolaylaştırması eyleminin kasten öldürmeye yardım olarak değerlendirilmesi gerektiği ayrıca sanık hakkında maktulün sanığa karşı haksız söz ve davranış oluşturan eylemlerinin ulaştığı boyut nedeniyle, azami oranda indirim yapılarak hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekmektedir. YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2018/1969 Karar Numarası: 2020/1747 Karar Tarihi: 13.07.2020
Maktulün ortağı olduğu şirketin, sanık O... K...'ın şirketinden 1998 yılında aldığı yedek parçalardan doğan borcunu zamanında ödenmemesi nedeniyle taraflar arasında hukuksal uyuşmazlıkların çıktığı, sanığın maktulün şirketi aleyhine icra takibi başlattığı, maktulün şirketinin de menfi tespit davası açtığı, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen bu davanın suç tarihinde de sürmekte olduğu, suç tarihinden sonra menfi tespit davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmek ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesince onanmak suretiyle sonuçlandığı, suç tarihinde önce sanığın ekonomik durumunun bozulduğu ve borçlarının arttığı, olaydan kısa bir süre önce arabasının haczedildiği, olay günü sabah saatlerinde evlendiği ikinci eşi olan Y... K...'dan anlaşmalı olarak boşandığı, saat 16.00 sıralarında alacağını istemek üzere gelen arkadaşından izin isteyerek işyerinden ayrıldığı ve maktulün işyerine geldiği, burada kendisine yönelik herhangi bir olumsuz davranış yapılmamasına karşın üzerindeki ruhsatsız tabancasını çekip "hayatımı mahvettiniz" şeklinde sözler söyleyerek yakın mesafeden ateş etmeye başladığı, tabancanın tutukluk yapması üzerine işyerinde bulunan çalışan tanıkların kendisine müdahale ederek engel olmaya çalıştıkları, bu sırada yaralı olan maktulün kalkarak uzaklaşmaya başladığı, ancak fazla gidemeden işyerinin önünde yere düştüğü, arkasından gelen sanığın kendisini tanıyan ve artık ateş etmemesi konusunda uyaran tanığı dinlemeyerek, burada da yakın mesafeden ateş etmeye devam ettiği, ikisi öldürücü nitelikte olmak üzere isabet eden dört merminin açtığı yaralar sonucu maktülün yaşamını yitirdiği, kaçan sanığın avukatı olan tanık S... Y...'nın işyerine giderek burada kendisini bekleyen kolluk görevlilerine teslim olduğu anlaşılmaktadır.Yerel mahkemece, Özel Dairenin bozma ilamında belirtilen hukuk ve ceza davalarına ait dosyaların getirtilerek incelendiği ve bu konuda tutanak düzenlendiği, İzmir 2. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemelerine ait dava dosyaları numaralarının aslında tek bir dava dosyasına ait olup birleştirme kararı ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin bozma kararları nedeniyle farklı numaralar aldığı görülmektedir.

Maktulün ortağı bulunduğu şirketin, sanığın şirketine karşı menfi tespit davası açmak suretiyle yasal bir yola başvurmuş olması, TCY'nın 29. maddesi anlamında "haksız bir fiil" olmadığından "haksız tahrik" olarak kabul edilemeyecek ise de; olaydan bir süre önce ve o tarih itibarıyla aralarında halen devam etmekte olan menfi tespit davası nedeniyle adliyede bulundukları sırada sanığın yanına gelen maktulün alaycı bir üslupla, "bu dosyayı kapatalım, bir miktar para verelim, aksi taktirde çok sürünürsünüz" şeklindeki konuşması ve bu tür sözlerin maktul tarafından değişik zamanlarda da söylenmiş olması sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektiren haksız bir davranıştır.

Bu nedenle olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması açısından araştırılması gereken bir husus olmadığı gibi yerel mahkemenin, maktulden kaynaklanan ve yukarıda açıklanan haksız hareketin ağırlığını ve özelliklerini gözönüne alarak, sanık hakkında TCY'nın 81/1 maddesi uyarınca tayin ettiği müebbet hapis cezasını, TCY'nın 29. maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezasına indirmiş olması, hak ve nasafet kurallarına uygun olup, bu takdirde dosya içeriğine göre bir isabetsizlik de bulunmamaktadır.YARGITAY
 CEZA GENEL KURULU
 Esas Numarası: 2011/1-33
 Karar Numarası: 2011/20
 Karar Tarihi: 29.03.2011

.

Şu hususu belirtmek gerekir. Hak arama hürriyeti çerçevesinde şikayet dava aça icra takibi yapan kimsenin eylemi hukuki kanuni hakları kullanmak olup söz konusu filler haksız tahrik unsuru teşkil etmeyecektir.
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2011/1960
Karar Numarası: 2012/7855
Karar Tarihi: 05.11.2012
Sanık ile eşi olan maktulenin, müşterek kızları Y.'nın yaptığı evlilikler nedeniyle zaman zaman tartıştıkları, 20.01.2010 tarihinde sanığın, maktuleyi darp etmesi nedeniyle hakkında Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ayrıca Aile Mahkemesi tarafından hakkında eşine karşı şiddete ve korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması, onu tehdit etmemesi yönünde karar verildiği, sanığın birlikte oturdukları evde bulunan eşyaları satarak S.'den ayrılarak İ.'ye gittiği, maktulenin de kızı ile birlikte yeni bir ev kiralayarak oturmaya başladıkları, olay günü elinde bıçakla olay yerine gelen sanığın, kızı Y.'yı karakola gidecekleri bahanesiyle evden dışarı çıkardığı, evde 44 bıçak darbesiyle maktuleyi öldürdüğü olayda; maktuleyi daha önce darp eden, evde bulunan eşyaları satarak maktule ile çocuklarını mağdur eden, hakkında tedbir kararı alınan ve olay yerine elinde bıçakla gelen sanıktan kaynaklanan haksız hareketlerin niteliği dikkate alındığında, maktulenin olay sırasında sanığa hakaret ettiği kabul edilse bile tahrikte dengenin sanık lehine bozulduğundan söz edilemeyeceği gözetilmeksizin, sanık lehine haksız tahrik hükmü uygulanarak eksik ceza tayini,YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2011/1960 Karar Numarası: 2012/7855 Karar Tarihi: 05.11.2012