Fuhuş akla ilke gelen anlamı ile para karşılığı olan toplumun ar ve haya duygularını rencide edecek şekilde cinsel ilişkiye girmek şeklinde anlaşılır. Bu yazıda fuhuş suçu ile ilgili bilgilere yer verilecektir. Fuhuş TCK madde 227 ve devamında düzenlenmiştir.
TCK MADDE 227
Fuhuş
Madde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
(3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/18 md.) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve
sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler
tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir.
TCK madde 227’den de anlaşılacağı üzere kanunun suç saydığı eylemler şunlardır
- Fuhuşa teşvik etmek
- Fuhuşun yolunu kolalaştırmak
- Fuhuş için aracılık etmek
- Fuhuş için barıdındırmak
Fuhuş suçunda mağdur kendisine fuhuş yaptırılan kişidir. Söz konusu kişinin kadın ya da erkek olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Fuhuş Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünde; “içinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığı cinsel ilişkide bulunma” şeklinde tanımlanmıştır (Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük, Ankara, 2005, s.719). Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere fuhuş suçunun oluşabilmesi için söz konusu toplumun kurallarına uymayan bir şekilde bir cinsel ilişkinin yaşanması şarttır. Fuhuş Türk Ceza Kanununda da genel ahlaka karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Fuhuş suçu ile ilgili genel bilgiler 1593 sayılı UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNDA düzenlenmiştir. Fuhuş suçu genellikle para karşılığı cinsel ilişki şeklinde anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu tarafların 15 yaşından büyük olması zorunluluktur. Aksi halde 15 yaşını doldurmamış kişi ile cinsel ilişkiye giren kişi bakımından TCK madde 103’de yer alan çocukların cinsel istismar suçu oluşacaktır.
Kararda, yetişkin bireylerin isteğe dayalı olarak gerçekleştirdikleri fuhuş kavramına da yer verilmiştir. Bu kavram yetişkin, reşit kişilerin kendi tercihleriyle geçimlerini sağlamak için bir araç olarak fuhuş yapmaları olarak tanımlanmış; bu noktada öncelikle Avrupa Konseyinin dayandığı temel değerlerin insan hakları ve insan onuruna saygı olduğu hatırlatılmış ve fuhuş sorununun da bu çerçevede ele alınması gerektiği vurgulanmıştır. “İnsan onuruna saygı” kavramına dayalı olarak yargıda bulunmanın ahlaki bir tavır takınmak anlamına gelmediği ancak bireylerin kararlarına ve tercihlerine başka kişilerin haklarına zarar vermediği sürece saygı duymak anlamına geldiği belirtilmiştir. CEM BURAK KARATAŞ BAŞVURUSU(Başvuru Numarası: 2014/19152)Karar Tarihi: 18/10/2017R.G. Tarih ve Sayı: 21/12/2017-3027
AİHM, kural olarak bireylerin bedenleri üzerinde fiziksel zarara rıza göstermelerini kişisel özerklik içinde görmüş ancak rıza dâhilinde kabul edilebilecek zararın derecesinin belirlenmesinde devletlerin geniş takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. AİHM’e göre bu konuda çatışan hukuki menfaatler, kişisel özerklik ile genel sağlığın korunmasıdır (Laskey, Jaggard ve Brown/Birleşik Krallık, B. No: 21627/93, 21826/93, 21974/93, 19/2/1997, § 44).
AİHM mahkemesinin bu kararına göre bir kimse bedenin özel hayat ve kişisel veri kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Birey kendi bedeni ile ilgili kararları Devletin hukuk kuralları çerçevesinde verebilir. Söz kararda bireyin kendi rızası ile fuhuş yapabilmesini ancak söz konusu fuhuş eyleminin toplumdaki dengeyi bozmaması gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre de fuhuş yapanlar değil fuhuşa aracılık eden ya da yer temin eden kişi cezalandırılır. Zaten bir kimsenin hangi koşullarda cezalandırılacağı kanunilik ilkesi nedeniyle ceza kanunlarına bakılarak anlaşılır.
AİHM içtihadında, fuhşa zorlamanın insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele teşkil ettiği vurgulanmıştır (V.T/Fransa, § 25). Anılan kararda AİHM, fahişeliği bırakmak ve sigortalı olmak isteyen başvurucunun Sosyal Sigorta Kurumunun kendisini prim ödemeye mecbur bırakması nedeniyle fuhuş yapmaya zorlandığını ileri sürerek Sözleşme’nin 3. ve 4. maddelerinin ihlal edildiği yönündeki iddialarıyla ilgili olarak sınırlı inceleme yapmış vefuhşun hukuki niteliği konusunda üye ülkeler arasında görüş birliği bulunmadığına dikkat çekmiştir (V.T/Fransa, § 24).
Türk hukukunda fuhuş yapmak suç olarak kabul edilmemiştir. Ancak insan ticareti ve kişilere zorla fuhuş yaptırılması, çocukların ve yetişkinlerin fuhşa teşvik edilmesi, fuhuş için aracılık edilmesi veya yer temin edilmesi suçtur .CEM BURAK KARATAŞ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2014/19152) Karar Tarihi: 18/10/2017 R.G. Tarih ve Sayı: 21/12/2017-30277
Anayasa mahkemesinin söz konusu kararı ve TCK daki kanunilik ilkesi de göz önünde alındığı zaman fuhuş yapmak eylemi suç değildir. 12/11/1933 tarihinde yürürlüğe giren “Fuhuş Yüzünden Bulaşan Hastalıklarla Mücadele Nizamnamesi” kabul edilmiş daha sonra Nizamname yürürlükten kaldırılarak Tüzük çıkarılmıştır. Tüzük’e göre genel kadın; başkalarının cinsî zevkini menfaat karşılığı tatmin etmeyi sanat edinen ve bunun için değişik erkeklerle münasebette bulunan kadınlara denir. Bir kadının genel kadın olarak tesciline karar verilebilmesi için fuhşu sanat hâline getirmesi, yirmi bir yaşını bitirmesi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, evli olmaması gibi koşullar aranmaktadır. Genel kadın olarak tescil edilen kadınlar haftada iki kez muayene olmak koşulu ile komisyon tarafından ruhsatlandırılmış “genelev”lerde çalışmak zorundadır. Yirmi bir yaşından küçük, on sekiz yaşından büyük olan ve komisyon tarafından kaydı uygun görülmeyen kadınlar “sağlık tedbiri uygulanacak kadın” kapsamında değerlendirilir ve Tüzük’ün 23. maddesi uyarınca kayıt altına alınır.CEM BURAK KARATAŞ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2014/19152) Karar Tarihi: 18/10/2017 R.G. Tarih ve Sayı: 21/12/2017-30277
Gerek 5237 sayılı Kanun’da gerekse 5326 sayılı Kanun’da “fuhuş yapmak” suç olarak düzenlenmemiştir. Fuhuştan elde edilen menfaat vergi hukuku bakımından düşünüldüğü zaman bir gelir olması nedeniyle vergilendirilir. Zira vergi hukukunda gelirin vergilendirilmesi için gelirin nasıl elde edildiğinin bir önemi bulunmamaktadır. Devletin yasal olarak işlettiği genelevlerde çalışabilmek içinde söz konusu fuhuş yapan kimselerin sağlıklı olması bu konuda doktor raporu olması şarttır.
Öte yandan fuhşa zorlamanın insanlık dışı veya onur kırıcı muamele olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte yetişkin bireylerin rızasıyla fahişelik yapmasının insan hakları açısından korunabilen bir değere sahip olup olmadığı tartışmalıdır. Kişisel özerklik kavramı içinde görülen kişinin maddi ve manevi bütünlüğü çerçevesinde bedeni üzerinde tasarruf yapma yetkisinin bulunması, bu yetkisini sınırsız kullanabileceği anlamına gelmemektedir. Diğer bir ifadeyle kişilerin bedenleri üzerinde mutlak haklarının bulunduğunu kabul etmek, insan hakları açısından ülkeden ülkeye farklılık gösteren, henüz uzlaşma sağlanamamış bir konudur. İnsan hakları bağlamında rıza insan olma olgusunun varlığıyla ilgili olup bireyin rızasıyla kendi onuruna mugayir davranışta bulunması insanlık bakımından kabul edilemez niteliktedir .CEM BURAK KARATAŞ BAŞVURUSU(Başvuru Numarası: 2014/19152)Karar Tarihi: 18/10/2017R.G. Tarih ve Sayı: 21/12/2017-30277
Fuhşun mesleki faaliyet çerçevesinde değerlendirilmesi insan bedeninin (özellikle kadın bedeninin) ekonomik pazar hâline getirilmesine yol açacaktır ki bu durum insan hakları açısından gerileme niteliğinde sayılmaktadır. S.K.(B.) BAŞVURUSU(Başvuru Numarası: 2014/18275)
ANAYASA MADDE 17 YE GÖRE
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı
Madde 17 – Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
18 yaşını doldurmuş yetişken bireyin vücudu ile ilgili ne olacağına karar verme yetkisi kural olarak bireyin kendisine aittir. Bu kuralın istisnası kanunlardır. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hallerde kişinin bedeni ile ilgili ne olacağına karar verme yetkisi devlete aittir. Kişinin menfaat karşılığı cinsel ilişkiye girmesi Ceza hukuku anlamında suç olarak tanımlanmamıştır. Ancak söz konusu kişi 18 yaşından küçükse cebir ya da tehditle fuhuş yapmak zorunda bırakılıyorsa bu husus suç olarak düzenlenmiştir. TCK madde 227 ye bakıldığı zaman fuhuş yapan cezalandırılır şeklinde bir ifade de görülmemektedir. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır. Fuhuşa teşvik fiili için söz konusu kazançtan 3. bir kişinin yararlanması gerekmektedir.
YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2013/5192 Karar Numarası: 2013/6984 Karar Tarihi: 03.06.2013
Söz konusu yargıtay kararı incelendiğinde fuhuş yaptırmanın suç olduğu anlaşılmaktadır.
Sanığın suç tarihinde 21 yaşını bitirmiş bulunan yabancı uyruklu üç mağdureye rızalarıyla fuhuş yaptırdığı anlaşılmış ve oluş mahkemece de bu şekilde kabul edilmiş bulunmasına göre; mağdureler üzerinde cebir ve şiddet veya tehdit veya nüfuz icrası yahut hile kullanıldığı yolunda iddia ve delil bulunmadığından TCK’nın 436. maddede tanımlanan suçun unsurlarının oluşmadığı; ancak koşulları varsa Fuhuşla Mücadele Tüzüğü’nün 96. maddesi aracılığıyla TCK’nın 526. maddenin uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır.YARGITAY 5.CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2004/906 Karar Numarası: 2005/22521
Söz konusu bu yargıtay kararında da sanığın fuhuş yaptrıdığından söz edilmiş fuhuş yapan mağdurelerin ise ceza normunu ihlal eden herhangi bir eyleminden söz edilmemiştir.
KANUNDA FUHUŞ EYLEMİNE KARŞILIK BİR YAPTIRIM BULUNMADIĞI HALDE CEZALANDIRILMA NEDENİYLE SUÇ VE CEZALARIN KANUNİLİĞİ İLKESİ İHLAL EDİLMİŞTİR ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU Başvuru Numarası: 2014/19152 Resmi Gazete Sayısı: 30277 Resmi Gazete Tarihi: 21.12.2017 Karar Tarihi: 18.10.2017
Yukarıda yer alan Anayasa mahkemesi kararının başlığından da anlaşılacağı üzere Kanunilik ilkesi çerçevesinde fuhuş eyleminin ceza kanunlarında bir yaptırım olarak karşılığı yoktur.


