CMK 135 VE DEVAMI

Bu makalede telekomünikasyon koruma tedbiri ile ilgili yazıya yer verilecektir.

Ceza Muhakemesi Kanunun 135 ci maddesine göre ;

Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.

Bu tedbire sadece kanunda belirtilen katalog suçlar hakkında başvurulabilir.

Bu koruma tedbiri ile özel hayat gizliliği ilkesi arasında ince bir çizgi vardır.

Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekominikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 10/2. maddesinde, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada Cumhuriyet savcıları veya mahkemeler tarafından; abone bilgileri, telefon numarası, elektronik cihaz bilgileri veya iletişim bağlantısının tespitine imkân veren kodu gibi iletişimin tespiti kapsamı dışındaki bilgilerin işletmecilerden talep edilebileceği; 10/4. maddesinde ise, bir soruşturma sırasında delil toplama kapsamında,somut olayın özelliğine göre maddî gerçekliğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için zorunlu olduğu takdirde, açık rızasının bulunması ve iletişim aracının kendisine ait olması şartıyla şikâyetçinin iletişiminin tespiti Cumhuriyet savcısının yazılı kararıyla Başkanlıktan istenebileceği öngörülmüştür.

İncelenen dosya içeriğine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.04.2014 tarihli talebi ile, müşteki adına düzenlenen sahte abonelik sözleşmelerine dayanılarak alınan GSM hatlarına ait HTS Raporlarının çıkarılması, bu GSM hatlarının ilk kullanıldığı cep telefonlarının İMEİ numaralarının tespiti ile kullanıldıkları tarihlerden öncesi ve bu hatları kullandıktan sonra ilk kullanıldığı cep telefonlarının numarası ile abone bilgilerinin tespitinin istenmesi karşısında, talep içeriğine göre, HTS raporlarının dışındaki taleplerin yukarda bahsedilen yönetmeliğin 10/2. maddesi kapsamında kalmasına rağmen, HTS raporları yönünden iletişiminin tespiti istenilen kişilerin sahte abolelik sözleşmesi düzenleyen şüpheli ya da şüpheliler olduğunun açık olması ve yapılan açıklamalar kapsamında, şüphelilerin iletişiminin ancak CMK’nun 135. maddesi kapsamında tespit edilebilecek olması karşısında, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.04.2014 gün ve 2014/35 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 02.05.2014 gün ve 2014/376 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2014/17843 Karar Numarası: 2015/27018 Karar Tarihi: 11.06.2015

Telekomünikasyon tedbiri daha telefon görüşme kayıtları için başvurulan bir tedbirdir ve her suç için bu tedbire başvurulamaz.

Katılanın 05.11.2010 tarihinde alınan şikayetinde suç tarihinde kullanmış olduğu 0 (542) 435 15 18 numaralı telefonuna gelen ve katılanın yaralanmasına ilişkin beyan ve tehditler içeren kısa mesaj içeriği karşısında, kısa mesajın gönderildiği 0 (…) … numaralı hat ile sanığın yargılamada bildirdiği GSM hattı arasında suç tarihi ve yakın tarihlerdeki görüşme kayıtları bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, sanığın kullandığı mobil telefonundan suç yerinde sinyal bilgisi alınmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

Bozmayı gerektirmiş, YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2017/15261 Karar Numarası: 2018/9633 Karar Tarihi: 24.05.2018

Olaylar ya da suçlar soruşturulurken söz konusu cep telefonları ya da manyetik cihazların olay anında kimin tarafından kullanıldığı ve kimin adına kayıtlı oldukları önemlidir. Ceza yargılamasında amaç her zaman maddi gerçeği açığa çıkarmaktır. Sanığın üzerine atılı suçta şüphe %100 yenilebiliyorsa mahkumiyet kararı verilebilir. Aksi durum masumiyet karinesini zedeler.

Görüşmelerin Türkçeden başka bir dilde olup olmadığının belirlenmesi, başka bir dilde ise çözümün yetkili bilirkişiler tarafından yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise buna ilişkin bilirkişi yemin tutanakları temin edilip iletişim tespit çözüm tutanakları sanıklara okunarak diyecekleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumları ayrı ayrı tartışılıp saptanması gerekir. YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2011/4970 Karar Numarası: 2011/55530 Karar Tarihi: 06.10.2011

Sanıklar arasındaki ya da başka kimseler arasında yer alan CMK madde 135 ve diğer maddeleri uyarınca iletişim tespit ya da kayda alma kararı varsa söz konusu konuşmalar duruşmada sanıklara sorulmalı ve sanık beyanları diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Sanıklar hakkında hükme esas alınan iletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,13.04.2013 tarihli 2013/suç no 438 numaralı fezlekede “sanık H...'nün üzerinde ....... plakalı araca ait 12.04.2013 tarihinde 22.10'da alınan 100 TL'lik yakıt fişi çıktığından” söz edildiği nazara alınarak, bahse konu fişin ne şekilde ele geçirildiğinin gerektiğinde tutanakta imzası bulunan tutanak tanıklarının da dinlenerek belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiştir. YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ Esas Numarası: 2015/4653 Karar Numarası: 2015/33493 Karar Tarihi: 29.12.2015