AVUKATA KARŞI İŞLENEN SUÇLAR

Avukatlığın mahiyeti:
Madde 1 – Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. (Değişik ikinci fıkra: 2/5/2001 - 4667/1 md.) Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.
Avukata karşı işlenen suçlar:
Madde 57 – Görev Sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hâkimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır
Avukat tarafından hakkında icra takibi yapılması sonucu bankadaki paralarının bloke edilmesine kızan sanığın, olay günü iki kez telefonla arayarak avukata sinkaflı hakaret edip akabinde, mağdur avukatın bürosuna giderek masadaki kalemliği mağdur avukata fırlatıp kalemliğin mağdur avukata değmemesi biçiminde gelişen eylemlerinin, mağdurun TCK' nın 6. ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu' nun 57. maddeleri uyarınca kamu görevlisi sayılması nedeniyle takibi şikâyete bağlı olmayan, TCK' nın 125/3-a ve 43/1. maddeleri uyarınca hakaret ve 86/2 ve 3-c maddesi gereğince yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, sanığın söz konusu suçları, avukat mağdurun görevi sırasında ve görevinden dolayı işlemediği ve suçların şikayete tabi olup şikayetten vazgeçildiği gerekçesiyle düşme kararı verilmesi, Kanuna aykırı  4. Ceza Dairesi         2013/21071 E.  ,  2015/196 K.
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılan avukata hitaben yazdığı yazıda geçen "Karşı tarafla görüşen avukata ne denir, eğer karşı tarafla anlaşarak müvekkilini harcıyorsa ya da olayı dönüp dolaştırıp devlete kazık atma biçimine dönüştürüyorsa böylesine iyi şeyler denebilir mi, ...Bir avukat müvekkilini ya da devletin bizatihi kendisini çıkarı doğrultusunda kullanıyorsa..., Bir avukatın karşı taraf ile anlaşmaya çalışması ahlaki midir,... resmi makamları yalan beyanlarla kandırmak... bir hukuk adamına yakışmakta mıdır" şeklindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı  18. Ceza Dairesi         2015/39527 E.  ,  2017/8885 K.
Sanığın, haciz işlemi esnasında, görevini ifa ettiği sırada alacaklı vekili olan mağdur avukata hakaret etmesi biçimindeki eyleminin TCK'nın 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 125/1. maddesi hükmünün uygulanması, Kanuna aykırı  18. Ceza Dairesi         2015/36639 E.  ,  2017/6249 K.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Tehdit suçu yönünden sanığın, hakkında dava açan avukata "telefonun kayıt yapıyor şu anda biliyorum ama 3 kuruş için yuva yıkıyorsun,a.... koyayım senin,bırakacaksın bu davayı yoksa bende senin yuvanı yıkarım öldürürüm a... evladı o... çocuğu'' şeklinde tehdit ettiği olayda, eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 265/2. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde tehdit suçundan hüküm kurulması, 2.Hakaret suçu yönünden sanığın, sadece katılan avukata yönelik hakaret ettiği olayda, zincirleme suç hükümlerinin ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.4. Ceza Dairesi         2024/2298 E.  ,  2024/15091 K.
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın avukata hitaben: “Seni avukat yapanın” şeklindeki ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözün, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 18. Ceza Dairesi         2018/1439 E.  ,  2019/5199 K.

“Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4’üncü maddesinde; ‘Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.’ kuralı, 5. maddesinde; ‘Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.’ kuralı, 17’nci maddesinde; ‘Hakim ve savcılarla ilişkilerinde, avukat, hizmetin özelliklerinden gelen ölçülere uygun davranmak zorundadır. Bu ilişkilerde karşılıklı saygı esastır.’ kuralı yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin E.2003/213 sayılı dosyasında sanık müdafisi olarak görev yapan davacının, 1/4/2009 tarihli duruşmada, Cumhuriyet savcısı’na yönelik, ‘mütalaayı kabul etmiyorum, savcı hukuk fakültesini yeniden okusun. Hukuk fakültesini okumadı ya da dosyayı okumadı, mahkemenin yaptığı işleri esas almıyor, ya da değer biçmiyor’ şeklinde sözler söylediği hususlarının duruşma tutanağına geçirildiği ve duruşma tutanağının gereğinin takdiri için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ve İstanbul Barosu Başkanlığına gönderildiği, bu sözlerle ilgili olarak İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 17/3/2011 tarihli kararıyla disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, davacı tarafından, duruşma tutanağının içeriğinin doğru olmadığı, ‘savcı hukuk fakültesini yeniden okusun, hukuk fakültesi okumadı’ şeklindeki ifadenin doğru olmadığı, ‘duruşmada yazılı sunulan mütalaanın hukuki bir metin olmaktan uzak olduğunu, savcı beyin dosyayı okumadığını, İstanbul Hukuk Fakültesinden mezun olduğunu, savcı beyin hangi hukuk fakültesinden mezun olduğunu bilmediğini, kendilerine bu şekilde öğretilmediğini’ beyan etmiş ise de, aynı eylem ile ilgili olarak açılan ceza davasında davacının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmemesi nedeniyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/12/2010 tarih ve E.2010/328, K:2010/497 sayılı kararı ile hakaret suçundan TCK’nun 125/1, 125/3-1, 62, 52/2 maddeleri gereğince neticeten 6.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtayca onanarak 10/6/2014 tarihinde kesinleştiği, bahse konu sözlerle ilgili İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun 9/5/2016 tarih ve 2012/D.695 sayılı Kararı ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 135/1, TBB Meslek Kurallarının 4 ve 17. maddeleri uyarınca davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın reddedilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan davacının, 1/4/2009 tarihli duruşmada söylediği sözlerle ilgili olarak Avukatlık Kanununun 34. ve 134. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4 ve 17. maddelerine aykırı davrandığı sonucuna varıldığından, uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı itirazın reddedilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.”Ankara 6. İdare Mahkemesinin 14/12/2017 KARARI

Burada TCK madde 75 ‘e de bakmakta yarar vardır. Buna göre ;

  1. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.) Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),

Burada da görüleceği üzere hakaret suçu ön ödeme kapsamına alınmıştır.