TELEFONDA HAKARET VE TEHDİT SUÇU İŞLENMESİ

Bu makalede ceza hukukunda işlenmesi bir bakıma kolay olan tehdit ve hakaret suçunun ispat ve soruşturulması hususu tartışılacaktır.

Ceza yargılamasında her suçta olduğu gibi ispat külfeti iddia makamında olan savcılıktadır.

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (TCK md.106/1)

TCK madde 106/1 de görüleceği üzere tehdit suçu şikayete tabi değildir. TCK madde 125/1 e bakıldığı zaman hakaret suçu ise şikayete tabidir.

Soruşturma ve kovuşturma koşulu
Madde 131- (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.

Telefonda işlenen hakaret ve tehdit suçlarının ispatı oldukça zordur. Bu gibi durumlarda tanık ifadesi ya da ani gelişen bir durumda ses ya da kamera kaydı ispat vasıtası olarak kullanılabilir. Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (TCK md.125/2)

-Katılan Fatma’yı arayan 0236 653 42 64 nolu sabit telefonun ankesörlü olmayıp M.O. adlı kişi adına kayıtlı olduğunun HTS kaydından anlaşılması karşısında; telefon sahibinin tanık olarak dinlenmesi suretiyle sanık ve katılanları tanıyıp tanımadığı ve telefonu sanığa arama tarihlerinde kullandırıp kullandırmadığı, yine, sanığın 0 5....................... nolu telefondan katılan Fatma’yı arayarak “seni kucağıma oturtacağım” dediği ve daha sonra aynı telefonu bu kez katılanın damadı Yüksel’in aradığının belirtilmesi karşısında, ilgili telefon numarasının sahibinin saptanarak tanık olarak çağrılıp katılanın arandığı tarihte sanık ve katılanları tanıyıp tanımadığı ve arama tarihinde telefonu sanığa kullandırıp kullandırmadığı, katılanın damadı olduğu belirtilen Yüksel’in tanık sıfatıyla dinlenip ilgili telefonda kiminle görüşme yaptığı, bu kişinin kendisini tanıtıp tanıtmadığı ve daha sonra yüz yüze görüşüp görüşmedikleri hususları sorulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi, Kanuna aykırı 4. Ceza Dairesi         2013/3052 E.  ,  2014/11869 K.
Katılan tarafından dosyaya sunulan ve tarafların telefon konuşmalarını içeren CD'nin dökümüne dair bilirkişi raporunda sanığın, katılana kendisini savcılığa şikayet etmesi nedeniyle tepki gösterdiği ve iddianamede geçen sözleri söylediği, katılanın, sanığa hakaret ettiğine dair bir sözün bulunmadığı, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadelerinde katılanın kendisine hakaret ettiğine dair beyanda bulunmadığı, kovuşturma evresinde ise katılanın, kendisine hakaret içerikli mesaj atması nedeniyle kendisinin de hakaret ve tehdit niteliğinde sözlerle karşılık verdiğini savunması ancak iddianamede suça konu sözlerin mesajla değil telefonda konuşurken sarf edildiğinin iddia edildiği ve delil olarak sunulan CD içeriğinde de tarafların telefon konuşmalarının yer aldığının anlaşılması karşısında, katılanın kullandığı telefonun suç tarihini kapsayacak şekilde HTS kayıtları getirtilerek, delil olarak sunulan CD içeriğindeki telefon aramasının kim tarafından yapıldığı tespit edilip, taraflar arasındaki husumet kapsamında birbirlerine karşı herhangi bir eylem nedeniyle daha önce yapılmış bir şikayet başvurusunun olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı  4. Ceza Dairesi         2018/1102 E.  ,  2021/10709 K.

Telefonda hakaret ve tehdit suçunda ispat olarak planlı olmamak kaydı ile ; ses kaydı kamera kaydı ya da tanık ifadeleri delil olarak kullanılabilir. Hakaret ve tehdit suçunun ispatında başka bir konu da failin hakaret ve tehditte mağdurun duraksanmayacak şekilde tespit edilmesi zorunluluğudur. Benzer bir düzenleme TCK madde 126 da da yer alır. Bu gibi hakaret ve tehdit suçlarında failin savunması genellikle mağduru kastetmediği hakaret ve tehditlerde isim belirtmediği şeklindedir. Her suçta olduğu gibi hakaret ve tehdit suçlarında da iddia külfeti iddia makamındadır.

Sanık ile katılan ... komşu oldukları, aralarında önceye dayalı husumet nedeniyle, hakaret, tehdit ve benzer suçlardan aralarında görülen çok sayıda dava bulunduğu, sanığın, katılan ...kendisini her görmesinde cep telefonları ile bir şahısla konuşuyormuş gibi yaparak telefondaki şahsa hakaret ettiklerini, ancak bu şekilde aslında kendisine ve eşine hakaret ettiğini, katılanın telefondaki şahsa "mahkememiz bittikten sonra bunu bir köşeye sıkıştırın" şeklinde sözler söylediğini, aslında bu şekilde kendisinin kast edildiğini iddia ederek, farklı tarihlerde, kendi yaşadığı evin penceresinden katılanın yaşadığı evin ön kısmında bulunduğu sırada yaptığı konuşmaları birden cok kez kayda aldığı, bilahare flash belleğe aktardıktan sonra, katılan hakkında hakaret ve tehdit iddiasıyla suç duyurusu ekinde Cumhuriyet savcılığına sunduğu olayda Sanık tarafından savcılığa teslim edilen flash belleğin dosya arasında olmadığı, yaptırılan çözümde, görüntülerdeki kaydı yapılan kişinin telefonla mı konuştuğu yoksa konuşur gibi mi yaptığının tespit edilemediğinin bildirildiği, mahkemenin gerekçesinde, konuşma içeriklerinde katılanın sanığa yönelik herhangi bir eylemine rastlanmadığı belirtilmiş ise de; flash bellekteki kayıtlardan ...numaralı 08.13 dakika olan kayıttta, kadının, köpek, eşşoğlu eşeğin adamı, pis deli gibi hakaret içeren kelimeler kullanıldığının belirtildiği, bazı kayıtlarda katılanın üçüncü kişilerle telefon konuşmalarını kaydedildiği ancak seslerin anlaşılamadığı, dosyada bulunan ve flash bellekteki kayıtlarla aynı kayıtlar olması nedeniyle çözümü yaptırılmayan CD nin izlenmesinde, ... numaralı kayıtta, katılanın yüksek sesle kendi evinin önündeyken hakaret içeren konuşmalar yaptığı, etrafta konuştuğu kimsenin bulunmadığı, ancak hakaretlerde isimde belirtmediğinin anlaşıldığı, Sanığın, katılanın evinin önünde yaptığı konuşma içeriklerini kaydedip, bu kayıtları içeren flash belleği, Cumhuriyet savcılığına yaptığı suç duyurusu ekinde delil olarak vermesi biçimindeki eylemlerinde, konuşmaların kaydedildiği yer itibariyle aleni olduğunun anlaşılması karşısında sanığın eylemlerinin, TCK'nın 133/1. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu değil, TCK’nın 134.maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebilir ise de, görüşme ayrıntıları dökümünü üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, açıkca soruşturma aşamasındaki ifadesinde katılanın telefonda konuşuyormuş gibi yaparak aslında kendisine hakaret ettiğine yönelik savunması da göz önünde bulundurulduğunda, konuşma kayıtları dökümü ile CD’nin sanığın savunmasını teyit ettiği anlaşılmakla, suç duyurusundaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 12. Ceza Dairesi         2015/3112 E.  ,  2015/16755 K.
tanıkların katılanın akrabası ve yakınları olduğu, iddia edilen saat itibariyle katılanın tanıkların yanında bulunamayacağı ayrıca sanığın göstermiş olduğu tanıkların ise sanık tarafından tehdit ve hakaret içeren sözler söylenmediğini beyan etmeleri dikkate alındığında sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6. Ceza Dairesi         2023/3483 E.  ,  2023/13730 K.
Olaya ve dosya kapsamına göre; katılan ...'in ile sanık ...'in amca çocukları olduğu ve olaydan yaklaşık 2 yıl önce birlikte otopark işlettikleri, bu dönemde sanık ...'in katılan ... ve kardeşini işyerindeki geliri kendi hesaplarına geçirmekle suçladığı ve bu nedenle ihtilaflı oldukları, olay günü katılanı arayan sanığın yanındaki kişiyle birlikte, “...caddesi” üzerinde olduğunu söyleyen katılan ...'i ...plakalı araç ile saat 20.00'de aldığı, sanığın katılanı önce “... mevkiine” daha sonra “... barajı mevkiine” götürdüğü, burada sanığın yanındaki kişiyle birlikte katılanı bir çok kez dövdüğü ve tanık olarak dinlenen ... adına kayıtlı olduğu anlaşılan... nolu telefondan diğer katılan ...'in kullandığı ... nolu telefonu birkaç kez arayıp hakaret ve tehdit ettiği, bu aramalardan bir süre sonra sanık ...'in katılan ...'e yönelik tehdit ve hakaret içeren aramalarını katılan ...'in oğlu katılan ...'e ait ...nolu telefonla devam ettirerek katılanı oğlunun elinde olduğunu ve ... barajı mevkiine gelmesi gerektiğini söylediği, saat 22.13'e kadar devam eden bu aramaların sonunda sanık ...'in katılan ...'in cep telefonunun bataryasını alarak olay yerinden ayrıldığının ileri sürüldüğünün anlaşılması karşısında; katılanlar ..., ... ve sanık ... ile tanık ...'in kullandıkları telefon hatlarına ilişkin iletişim kayıtları dikkate alındığında; katılan ... ... adına kayıtlı... nolu telefonunun olay günü ve saat 20.44'de... Emniyet Müdürlüğü ile yapılan 23 sn ve hemen akabinde 20.46 da yapılan 3 sn'lik telefon görüşmesinin katılana sorularak içeriğinin araştırılması; sanık ... adına kayıtlı...nolu telefonu olayın olduğu gün saat 19.23 ile 22.42 arası sinyal kaydının bulunmadığı anlaşılmakla bu hususun sanığa sorularak açığa kavuşturulması ayrıca telefon kapalı olduğunda sinyal verdiğinin belirleniyor olması halinde cep telefonunun sinyal verdiği baz istasyonu tespitinin sağlanması; tanık olarak alınan dinlenen ...'in sanık ve müştekileri tanımadığını beyan ettiği halde, kendisine ait ... nolu telefon hattından katılan ... ...'ın kullandığı ... nolu telefon hattı ile sanık ...'in çalışanı ...'ı aradığı anlaşılmakla, yeniden beyanı alınarak sözkonusu aramalar sorularak çelişkinin giderilmesi, ayrıca katılan ... ile yüzleştirilerek olay günü sanık ...'in yanında bulunan kişi olup olmadığının tespit edilmesi; katılan ......'ın sanık ve yanındaki kişinin kendisini almaya geldiğini söylediği ... plakalı araca bindiği çevrede olay gününe ilişkin güvenlik kamera kayıtlarının getirtilmesi; katılan ...'in ilk götürüldüğü yerin "... mevkii" olduğunu, daha sonra... plakalı araca bindirilip ... barajı mevkiine götürüldüğünü belirttiği, kolluk tarafından yaptırılan temsili aramaların katılanın bırakıldığını söylediği bölgede bulunan baz istasyonlarına ilişkin olduğu ileri sürülmekle, gerekirse sözkonusu yerde keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılarak bu durumların netleştirilmesi ve delillerin birlikte bütün halinde karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi; 6. Ceza Dairesi         2015/6814 E.  ,  2018/3763 K.
Dosya içeriğine göre,sanığın tüm aşamalarda suçlamayı inkar etmesi, müştekilerin bulunduğu şehirde yaşamaması, müştekilerle aralarında hakareti gerektirecek bir husumet ve irtibatın bulunmaması, arama kayıtlarında aramaların sanığın ikameti haricinde müştekinin yerleşim yeri olan Nevşehir'den yapılması, suça konu sanık adına kayıtlı telefon hattının çok sayıda cep telefonu ile farklı zamanlarda kullanılıyor olması karşısında, ilgili telefon hattının sanığın kimlik bilgileri yada daha önce yaptığı başka bir işlem ya da telefon aboneliği nedeni ile ele geçirilen kimlik fotokopisinin kullanılarak alınmış olma olasılığı bulunmakla; savunma doğrultusunda, suça konu 0 538 .. .. .. numaralı telefona ait abonelik sözleşmesinin aslı ve eki bilgeler ilgili kurumdan getirtilerek, sanığın usulünce toplanacak imza örnekleri ile sözleşme üzerindeki sanık tarafından atılan imza örneklerinin uzman bilirkişiye incelettirilerek, sanığın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi, sözleşme üzerinde ki adres ve sabit telefon aboneliklerini kimin kullandığının tespiti, gerektiğinde müştekilere ses teşhisi yaptırılarak, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş,2. Ceza Dairesi         2011/19140 E.  ,  2012/48334 K.